Takva Allah’a Yaklaşmayi Dilemekdir – Takva Doğrularla Beraber Olmakdadir

Takva Allah’a Yaklaşmayi Dilemekdir – Takva Doğrularla Beraber Olmakdadir

(Kar©glanin 30 Mart 2016 Vaazi)

[Resim: istiaze-ve-Besmele-Beyaz-Renk.png]
وَهُوَ اللّهُ فِي السَّمَاوَاتِ وَفِي الأَرْضِ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ

Ve huvallâhu fîs semâvâti ve fîl ard(ardı), ya’lemu sırrakum ve cehrekum ve ya’lemu mâ teksibûn.

Sadakallahul Aziym EN’AM Suresi 3. ayet


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn

Sadakallahul Aziym TEVBE Suresi 119. ayet


أْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْأَلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى

Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lâ nes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuke, vel âkıbetu lit takvâ.

Sadakallahul Aziym TÂHÂ Suresi 132. ayet

Mealleri :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

O, göklerdeki ve yerdeki tek Allah’tır. Gizlinizi, açığınızı bilir. (Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir.

Sadakallahul Aziym EN’AM Suresi 3. ayet

Ey iman edip Allah’a Yönelenler, doğrularla beraber olun. (Bu Yola sıdk ile baglananlarla beraber olun).

Sadakallahul Aziym TEVBE Suresi 119. ayet

Yakınlarına salâtı (Namaz ile rabbine yönelişi) yaşamalarını emret; kendin de onda devamlı ol, (Orda bir rizkan lehüm var amma, lehüm kaybolmuş) Biz seni onlarin rizki ile mes ul tutmuyoruz, bilakis seninde onlarinda rizkini veren biziz, (Sen Rabbine yaklaşmakda gayret üzerine ol), cünkü gelecek Rabbine yaklaşanlarin olacakdir.

Sadakallahul Aziym TÂHÂ Suresi 132. ayet

—oOo—

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Başınıza şu yedi şey gelmeden güzel işler yapmakta acele ediniz: Kişiyi unutturucu kılan fakirlik, azdıran zenginlik, bozan hastalık, bunaklık derecesinde yaşlılık, âniden gelen ölüm, beklenenlerin en kötüsü deccâl ve hepsinden daha şiddetli ve acı olan kıyamet.”

( Hadis-i Şerif Ebû Hureyre radıyallahu anhdan. Tirmizî)


فَالأَوَّلُ : عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رضي اللَّهُ عنه قال : قِيلَ : يا رسولَ اللَّهِ مَن أَكْرَمُ النَّاسِ ؟ قال : « أَتْقَاهُمْ »

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular

Ebu Hüreyre Radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir;

-“Ya Resulallah, insanların en hayırlı ve değerlisi kimdir?” dediler.

Peygamber Aleyhis Selam;

-“En ziyade Allah’a Yönelenler(yaklaşmayi dileyenlerdir)” Buyurdu.

( Hadis-i Şerif , Buhari ve Müslim)

“Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd”
“Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd”

Yolculugumuza başliyoruz :

Allah kuranda Allah a yaklaşmanin yollarini şöyle izah ediyor

  1. Ey iman edip Allah’a Yönelenler(yaklaşmayi dileyenler), doğrularla beraber olun. (Bu Yola sıdk ile baglananlarla beraber olun). TEVBE Suresi 119
  2. Ey iman edip Allah’a Yönelenler(yaklaşmayi dileyenler), Gücünüz yettgi kadar hak ve adelet üzre olun, sakin müslümanlar olmadan ölmeyin. ALİ İMRAN Suresi 102
  3. Allah’a Yönelenler(yaklaşmayi dileyenler), Dinleyin ve itaat edin! Ve kendiniz için hayır olarak infâk edin (verin). Ve kim nefsinin cimriliğinden kendini korursa (sakındırırsa), o taktirde işte onlar; onlar felaha (kurtuluşa) erenlerdir. TEGABUN-16
  4. Ey iman edip Allah’a Yönelenler(yaklaşmayi dileyenler), Söylerken Sözün Sinirlarini koruyun. AHZAB-70
  5. Kim Allah’a Yönelmeyi (yaklaşmayi) dilerse, (Allah) ona bir çıkış yeri nasip kılar. TALAK-2
  6. Ey iman edenler, Muhakkakki Allah’a Yönelenler (yaklaşmayi dileyenler) için, O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir. ENFAL-29

Emir’el Müminin İmam Ali (a.s), İbn-i Mülcem tarafından kılıçla yaralanınca oğlu Hasan ve Hüseyin (a.s)’a şöyle buyurdu: “Size Takvayi (Allah’a Yönelmenizi(yaklaşmayi dilemenizi) ve her ne kadar dünya sizi istese de dünyayı istememenizi, dünya sizden bir şey aldığında buna üzülmemenizi, hak üzere konuşmanızı, (ahirette alacağınız) mükafat için amel etmenizi, zalime düşman ve mazluma ise yardımcı olmanızı tavsiye ediyorum.”

(Nehc’ül Belağa 47. Mektup)

“Manyetikleyici – Manyetikliğini Yok Edici” bir alet var, yani mikro elektronikte kullanilan, TV tamircilerinin kullandigi bu alet ile, tornavidanin ucu, bu aletin Manyetikleyici icine sokulup, ucu miknatislanarak, hassas noktalardaki vida sökülünce, veya vidalancagi vakit, vidanin tornavidanin ucunda yapişmiş vaziyette kalmasi saglanir. yani bu aletin özelligi, yakinina gelen kücük metalleri, kendine benzetip miknatislandiran bir miknatis veya miknatis olmayan fakat miknatislanmiş bir metali de, demagnetize eden Manyetikliğini Yok Edici bir alet.

“ve kûnû meas sâdikîn
doğrularla beraber olun.”
demekde bu gibi, Magnetize yani yanina gelenleri kendine benzetebilcek kadar güzel ahlakli kimseler, veya Demagnetize gibi, cekiciligini kaybetmetmesine sebeb olan, kafir münafik yalanci gibi kötü ahlaklilar.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular

“Kişi arkadaşının dini (ahlakı) üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine baksın (dikkat etsin).”

(Ebu Davud4833- Tirmizi 2379)
ve insan miknatislik derecesine yükselince, yakinina geleni manuple edebilir, yani onun fikirlerini degiştirebilir, bu amma iyi kimselerden olsun, ammada kötü kimselerden olsun,.
cünkü kendimden örnek verirsem ben eskiden sigara icerdim, sigara icmesini, sigara icen birinden aldim, manuple oldum. yine alkol arkadaş teklifi ile başlanilan hastaliklardandir,….
öyleyse kötü ve cirkin ahlakli kimselerde miknatsdilk derecesine cikabilir , amma onlar cikinca insanlari kötü ahlakla manuple ediyorlar, amma iyi kimseler ise, bir güzel ahlaki, yapa yapa, onda o ahlak meleke haline gelince, onlarda yanina gelen kimselere, bu güzel ahlaki manuple edip, namz kilan bir kimsenin yanina giden kimsenin namazi sevmesi, namaz kilma istegi duymasi, dua edeni görünce, dua etmeye başlamasi bu sebebledir. ve isanoglunun ögrenme yöntemlerinden biriside, aynel yakin ögrenmekdirki, yani bazi kimseler güzel ahlaklari hakkal yakin yaşayinca, onu gören insanlara, ve aynel yakin bakan kimselere otamatikmen tesir edip, onlari o ahlaka manuple etmekdedir, ve böyle güzel ahlakli cemaatin icinde bulunmak, bu güzel ahlaklari yapanlarin dercesine göre, her gün daha güzel bir ahlak ile ahlaklanmayi ögretirken, kötü kimseler olup, onlari yani iyileri terketmekde, insanlari ucuruma götürür.

Ve Atalar demişki :
“Sarı öküzün yanında duran; ya huyundan ya tüyünden kapar.”

öyleyse ey insanoglu
Ey Takva isteyenler,
Ey iman edip Allah’a Yönelenler ,
“Ey Allah’a yaklaşmayi dileyenler, doğrularla beraber olun. (Bu Yola sıdk ile baglananlarla beraber olun).
TEVBE Suresi 119

Cemmatle namaz kilmanin efdaliyeti bu yüzdendir, ve yine cuma toplanilmasi bu yüzdendir.

Bu hususda
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular
“Cemaatten ayrılmayın, ayrılıktan sakının. Şüphesiz şeytan tek başına kalanlarla birliktedir, iki kişiden ise uzaktır. Kim cennetin ortasını isterse cemaate yapışsın”

(Tirmizî, “Fiten”, 7; ayrıca bk. Nesâî, “Tahrîmü’d-dem”, 6)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular

“Cemaatten ayrılmayın, zira sürüden ayrılanı kurt kapar”

(Ebû Dâvûd, “Salât”, 46)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular

"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır."

buyurmuş. Ashab sormuşlar:

"Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?"

Şöyle cevap vermiş: "Firkayi Naciye" Yani

"Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."

(Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17)

Ve Tarikatler, Cemaatler, eger hak yolda ise, işde Peygamberin sünnetlerinin hakkal yakin yaşandigi yerlerdir. ve oralara gidenlerde, onlardan görüp, aynel yakin, bu sünnetleri ögrenip, sonrada hakkal yakin yaşamaya başlayanlar olurlar, ve böyle cemmaatlerle olmaklada
“ve kûnû meas sâdikîn
doğrularla beraber olun.”
ayetine itttiba etmiş olunur.
işde o “Firkayi Naciye” de böyle sünnet üzre yaşayanlar cemaatine denilir, hani nerde bu cemaat? fetocularmi? yahut nakşilermi? yahut cübbeli cemaatimi?
burda devreye

  1. Ey iman edenler, Muhakkakki Allah’a Yönelenler (yaklaşmayi dileyenler) için, O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir. ENFAL-29
    ayeti girer ve allah bunu isteyenlere iyi ile dogruyu ayirt eden furkan melegi verecegini sölüyor, yani o zaman “benim cemaatim en üstün” degil, eger onlarda, o cemaatte bir yanliş var ise, bunu görebilcek bir farkindalik verilirmiş insan, eger sen senin şeyhi pohpohlamamizi, gavs guvs dememizi bekliyorsan, bu dogru olan degil. insan beşerdir, ulul azim peygamberler bile hata ettiyse, en başta Adem ile Havva, cennet gibi bir yerde hata edebildiyse, o zaman bu ahir zaman mundarliklari dolu dünyada, saglam kalabilcek insan bulmak zor, ve senin cemattede hatalar, senin şeyhdede yanlişlar olabilir, bunlari görmek işde farkindalik olan, furkan melekesi verilmesi demekdir. Eger sen hala t a y y i p en üstün diyorsan, o zaman sen Takva istemedin, ve Allah’a yaklaşmayi dilemedin demekdir, ve öyle olunca sanada furkan verilmedi demekdir. ve sen senin şeyhe senin parti başkanina hata yapmaz tanri gibi bakiyorsan işde, cünkü sende o farkindalik yok, kör bakiyorsun demekdir.

—oOo—

Agac dalda meyva veriyor, ve ve icinede en öz bilgileri olan, bir ckirdek sakliyor. o cekirdekde dalin bütün SIRLARI sakli, ve hatta yeni versiyonlari var, yeni bilgileri var.
ve öyle olunca işde gecenki acikladigimiz hadisin yorumunda, ahir zaman ümmeti mehdi cocuklari olacak dedik.
ve mehdi cocuklari için extra birşeyler yapmaya gerek yok , yemini ver, suyunu ver, okulu geldimi okula gönder, yaşi geldimi evlendir yeter, yani zaten onlarin hepsininin icinde mehdi bilgileri SAKLI Zaten, onlar eger iclerindeki cekirdegi inkişaf ettirebilirlerse, onlardan daha bilgili mehdi askeri olcakdir, mehdi bilgisi ile donanmiş mehdi askerleri olacakdir.

Bunun örnegi : Allah Hz Ademi yaratinca, ona otuz senede meleklerin tedrisatinda geciripde öyle oku demedi, o bütün bilgi ile donanimli idi, ona Allah ögretmişdi zaten, ve melekerin yaninda

وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاء كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنبِئُونِي بِأَسْمَاء هَؤُلاء إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

Ve alleme âdemel esmâe kullehâ summe aradahum alel melâiketi fe kâle enbiûnî bi esmâi hâulâi in kuntum sadikîn.

Ve (Allah), Âdem’e, (Allah’ın) isimlerinin hepsini (bu isimlerdeki hikmetleri) öğretti. Sonra onları meleklere arz ederek dedi ki: “Haydi sadıklardan iseniz onun bildiklerini, siz isimleri ile bana haber verin (söyleyin).”

BAKARA Suresi 31. ayet

yani Ademin icinde bilgi hazir vaziyette var.

Evine bir tane Bilgisayar yazicisi Drucker aldin, ve sen onun driverini bilgisayara install edince, o nasil yazacagini biliyor, onu birde iki sene nasil yazacak ögretemiyorsun, zaten satan adam sana onun nasil yazacagini proglamladigi bilgi cd si ile birlikte satiyor, ona iki senede yazmayi ögretmeyecen yani,
Mehdi askerlerinin icindede bilgi var, onlar yaşi geldikce, ve aydinlandikca, o bilgilere zaten vakif olcaklardir.
ve Hz. Ademe ögretilen ise, düşünebilme, karar verebilme ve konuşabilme yetenegidir, cünkü melekler ilham ile konuşur, yani kelamsiz kelimesiz konuşurlar, oysaki Hz Adem ve insanoglun ses ile kelimeler ile konuşur, kelimesiz kelam olmazkine, ve öyle olunca, Allah Ademe dünyada ne kadar dil varsa hepsini icine dercetti, o bütün dilleri biliyordu, ve bizler zaten, onun cekirdeginin cekirdeginin,…… cekirdekleri oldugumuzdan, bizler ondaki bilgileri inkişaf ettirip, bugün yeni bulunan bir alete, ondaki sakli olan isimi veririz. ve konuşurkende o isim ile. o cihazi. buluşu. ve dogan cocugu cagiririz, işde o bilgi zaten Hz. Ademin icinde vardi, ve şimdi bizler sadece o bilgiyi inkişaf ettirenleriz.

—oOo—

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.”

(El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il Muntazar, s.29)

bu hadisi biz sesli vaazda yorumlarken dedikki, bu demek olurki: son ümmetin mehdi cocuklari olacagini, ve onun simasinda olacaklarini söyledik. ve böyle olunca ve onun cark sistemi ise, komple sistemi ceviren bir carka sahip demek olur, süleyman 300 lü ve fakat mehdi ise aynen Hz. süleyman gibi bu hadisde gecen, yani o bütün sisteme, zamanindaki bütün sisteme hükmedecek olunca, onun cark sistemi bütün sistemi döndüren bir carka sahip (onun tabancasi) işde, bütün sistemi döndüren cark demekdir. ve o baharida ayarlar, yazida.

ve bölye olunca gecen hafta o vaazin üstüne Ali Agaoglu bir röportajinda gecenki patlamada ölenlere cicek koyduklarini bahsederken dediki benim ortanca hanim dedi. yani “ortancanin kocasi” koyduk onun ismini bundan sonra, ve bizim vaaza itafen, bir kac karili oldugunu göstermek istedi, ve bizi ve “ortancanin kocasini” eleştirenlere cevabimiz şudur ki:

Fakir bir adam bütün biriktirdigi parasi ile, bir tane haci murat alabildiyse, o onun fakirligi, hekes haci murata binmiyor azizim, dünyada ferrariye, jaguara binenlerde var, ve yine senin benim bir tane arabam var diye, herkesi öyle tek arabali sanma, ve bak o ali agaoglu varsan baksan, araba koleksiyonu yapiyordur. yani senin sadece bir haci murat varken, otopbüs sürüsü olan ULUSOY TURIZMI – Pamukkale turizmi, Kamil koclari düşün, belki 300 tane otobüsü var, belki sen bir bisiklete binerken, burada “Meindl Transport” diye bir kargo şirketi var, adamlarin belki 100 tane TIRI var, ve bunlarin eli tanesininde iki kasassi var birde , düşün bu TIRLARI satan TIR glaericinin zenginligini ve yine bu TIRLARI yapan fabrikanin sahibinin zenginligini, öyle fabrikada mühendis olmakla da bana hava atma,
öyleyse Sen Hz Süleymanin niye 300 karili olduguna şaşiyorsun, Allah ona, o istidati verdiyse, ve zamaninda, onun zamaninda en büyük tir da atlardi ferraride Atlardi. ve Hz. Süleymanin en güzel SALMA atlari varmiş, ve herhalde o zamanin TIR larindan 300 taneside onun ahirinda bagliymiş, demekki 300 KISRAK At, yani bügünün man TIR lari gibi, yani öyle olunca, Kanuninin bile sarayinda 300 cariyesi var idiyse, o zaman süleymanlar sülümandan, ve öyle olunca 300 karinin 300 üylede yatan O, ve onun tabanca, ve o tabanca 300 kariyi, yani 300 nefs makamini terbiyet eden adam, ve bizim peygamberimiz ise 12 karili ve, 12 nefs makami verilmiş bizim sistemimize, yani (nefsi emmare , nefsi lavvame,…..) ve dedikki en son gecen hafta, onu “ramazandan indirdik” diyor Allah dedik, yani ramazan 11 aydan daha hayirli, ve yani halley yildizi dedik, ve halley : hatceeeeee yani 11 karidan daha hayirli olan karisi, yani bizer onun rahminden inip gelenlerden,.. inip gelenleriz, yani ümmeti muhammedin annesi hatcedir, Haticeyi Kübradir. ve 9 gezegen, bir tanede ilede halley var, yine en son ayşe ile evliyidi, ve güneş sisteminin en sonunda, Hz Ayşenin gezegeni var, ve öyle olunca, bir tanesi sanki kayip gibi, halbuki fatma için ise babasinin annesi diyordu, yani onun indigi kadirde Rahimde Fatma veyada Hz Amine ve 11i bilniyor birde babasinin annesi, ve vede muhammedde annesinin babasi olunca, bir tanede onun sisteminde Fatma gezegeni var, ve o gezegen öyleki onun 3 tane uydusu var, hasan hüseyin ve muhsin birisi sönük ikisi aktif.
ve öyle olunca, mehdinin bütün dünyaya hükmetmesini demekde ne demek işde sen anla artik, yani onun ahirzmanda, son ümmeti oluşturmak için dölledigi anneler, ve son yildiz sistemini temsil edecekdir, ve o işde sondan başa döndürcek olandir “Nas” suresinden “Fatiha” ya döndürcek olandir.

KIYAMETE YAKIN ALAMETLERDEN
“İlmin azalması, bilgisizliğin çoğalması, fuhşun alana çıkması, kadınların çoğalması, elli kadına bir erkek düşecek kadar erkeklerin azalması kıyamet alâmetlerindendir.”

(Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 72)

“Devlet malı belirli çevrelerin menfaati yapıldığı, emanet kelepir ve zekât angarya sayıldığı, ilim dinden başka gaye için tahsil edildiği, kişi karısına itaat edip annesine asi olduğu ve dostunu kendisine yaklaştırıp babasını uzaklaştırdığı, mescidlerde gürültüler başgösterdiği, fâsık kimsenin kabilenin başına geçtiği ve aşağılık adamın milletin lideri olduğu, şerrinden korkulduğu için kişiye ikramda bulunulduğu, şarkıcı kadınlar ve çalgı âletleri türediği, şaraplar içildiği ve bu ümmetin sonunda gelenler evvel gelenleri lânetlediği zaman; işte o zaman kızıl bir rüzgâr, zelzele, yere batma, şekil değiştirme, taşlanma ve ipi kopan bir kolyenin tanelerinin birbiri ardı sıra gitmesi gibi birbirini takip eden alâmetler beklesinler.”

(Tirmizî)

Rabbim, ahirzman insanlarina, mehdinin kim, ve görevlerinin ne oldugunu, gercek manada anlamak nasip etsin.

–oOo—

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.

–OoO–

Author: Raşit Tunca