Şuur Nedir? Nasıl Şuur Kazanılır? (Kar©glanin 8 Aralık 2015 Vaazi)

Şuur Nedir? Nasıl Şuur Kazanılır?

(Kar©glanin 8 Aralık 2015 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ


نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَل لَّا يَشْعُرُونَ


فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 154. ve Müminun 56. Şuara 202. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât(emvâtun), bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn.

Nusâriu lehum fîl hayrâti bel lâ yeş’urûn.


Fe ye’tîyehum bagteten ve hum lâ yeş’urû

Meali :

Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu şuur edemezsiniz.

Biz Onlar için kalıcılığı hayıratın içinde kolay kıldık. belkide onlar, bunun şuurunda değillerdir.

Böylece o (azap), onlara ansızın gelir iki yakalarina yapşirizda, bunun olacagini (zamanini , ne zman olacagini) ,şuur bile edemezler.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 154. ve Müminun 56 . Şuara 202. Ayetler



—oOo—

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kur’ân’ı ezberleyeni Allah, ölünceye kadar aklından faydalandırır; şuurunu elinden almaz.”

( Hadis-i Şerif , 6:114, Hadîs No: 8620 Enes r.a.den


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah, günahları pervasızca işleyen şuursuz mü’mine gazap eder.”

( Hadis-i Şerif , 2:286, Hadîs No: 1858 Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayetle )

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve al eeli seyyidina muhammed.
Allahümme Salli ala Seyyidina Lokman Hekimullah ve al eeli seyyidina Lokman Hekimullah.
Yolculugumuza başliyoruz :

insanlar icin bir tek hayat ve bir tek ölüm vardir diyorlar bazi hocalar.
Halbuki bir agac, hersene ölüme yatar sonbaharda, taa gelecek baharda kalkiyor, yine her sene tohuma gariyor, ve meyva verip meyvanin icine tohumunu, yani kendini klonlayip sakliyor, hemde bir tane degil yüzlerce kendinden sakliyor. herhangi bir durum olupda ölürse, bir insan veya bir hayvan tarafindan topraga kariştirilcak bir cekirdeginden, toumundan yeniden doguyor, öyleyse insan bir tek dogum icin olurmu, bir tek ölüm olurmu, Öyle olsaydi, Allah bir tek hava ile ademi yaratirdi onlara cocuk vermezdi

وَلَوْ شَاء رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلاَ يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ

Ve lev şâe rabbuke le cealen nâse ummeten vâhideten ve lâ yezâlûne muhtelifîn(muhtelifîne).

Meali

Ve Rabbin, şâyet dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı. Oysa çeşitler devam edecek.

(HUD Suresi 118. ayeti)

adem ile hava cocuk yapip, aynen elma agacinin kendini meyvasina kopyaladigi cekirdeginden dogdugu cogaldigi gibi, cocuklari ile yeniden dogup cogaldi, ayni yöntem agac yöntemi gibi yani. öyleyse agac hersene ölüme yatiyor, insanda ölüme yatiyor, belki bir başka bahardada doguyor degilmi. ve elma bir iken binlerce elma dali var dünyada, yine bir cocuk dünyaya geldi, sonra büyüdü evlendi, cocuk yapti, bir iken, iki üc dört oluverdi degilmi, yeniden dogmak kendini kopyleemek, o cocuk icin mesela: bak suratina “ayni babasi” diyorlar yahut “ayni annesi” diyorlar huyu suyu ayni. ve yeniden dogmanin yöntemlerinden sadece birisi. ve diyor hocalar, niye reenkarnasyon olsun, ayni ruhlari geri göndersin, “her an başkalarini yaratma gücü yetendir” diyorlar. evet topragina, dibine, köküne su dökülüp vitaminleri elementleri alabildigi, beslenebildigi müddetce, elma dali, her sene yeni meyva veriyor tamam anladik amma, senin anlamadigin taraf, ölünce insan yine topraga karişiyor, ve yine her gün binlerce sac kil hücre dökülüyor insanlardan, ve su ile rüzgar ile dünyaya dagiliyorlar. ve onlar yine topraga karişinca, senin elmentlerin bir başka elmaya armuta parca oluyor, o elmayi yiyende hücre oluyor,ve hatta senin hücrelrini toplasalar dagitmacaz deseler, verdigin aldigin oksinjen ve karbondioksiti ne yapacaklar, gitigi yerden okjien alip orlarada karbondioksit veriyon, ve senin ruhun oralara yayilmakda zaten, veya o yenen elmalar armutlar dahada inceldimi, meni yani insan tohumu oluyor, ve son yarişida kazanip dogarsa, yine senin parcalarin başka bir bedende dogmuş oluyor parcalarin. sen bir bütündün dagildin ve parcalarin başka başka bedenlere gitdi, yine eskiler eski insanlar hayvanlar onlar. bilmem almanyadan cikolata, manavgattan mandalina, bilmem afyondan sucuk derken, senin bedenin yine eskileri toplayan bir bütün oldu. birgün sende tekrar dagilcan, ve hatta hergün toplaniyorsun, hergün yine hücre dökerek veya haceti defiyen ve kücük abdestinle ile yine dagiliyorsun, banyo abdest suyunla yine dagiliyorsun, senin tekrar toplu vaziyette bir araya getirmek, bizim aklimizin alcagi birşey degil amma ,sen mesala sagdan yiyordun, o parcan döküldü, gitdi falanci mehmet cocuga girdi, artik onda sagdan giyip sagdan yemeya başladi. ve o senin güzel parcan idi. amma veya sen mesala hirsizik ediyordunsa, bu sefer parcalarin gitdi falanci cocuga girdi elma olup armut olup daha o cocukda 10 lu yaşlarda, senin o kötü hücren, ona fistek verdi, artik onun bedeni ile yine calmaya devam ediyorsun demekdir. ve Hz. Ademi yeniden oluşturmak, voltrani kurmaya benzemez, ve onun dagilan parcalari bütün insanlikda sakli. yine muhammed parcalari müslümanin, ümmeti muhamedin diyenleri oluşturuyor. yine museviler, musa ve harunun parcalari, onlari birleştirsen, işte hem musa hem harun olurlar. yine hiristaynlar isa ve meryem parcalari, onlari toplasan isa ve meryem olur. öyleyse bu kavga niye, hic muhammed gelse, musa ile kavga edermi? isa ile kavga edermi? Onlar, Onun peygamber kardeşleri degilmiydi, şimdi muhammed parcasi olan mülsümanlar, size ne oluyorda biz hiristinylari öldürcez havasini giriyorsunuz, ve ey hiristyan ve yahudiler sizler musa ve isa parcasi olarak, ya musalar isalari ,ya musalar müslümanlari öldürmeyi düşünüyorsunuz, nedir bu kavga ey özünü unutmuş insanoglu, uyan artik bitir bu kavgayi.


مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَى

Minhâ halaknâkum ve fîhâ nuîdukum ve minhâ nuhricukum târeten uhrâ.

Meali:

Sizi, ondan yarattık. Ve sizi, oraya (geri) döndüreceğiz. Ve sizi, oradan çıkaracağız, bunu tekrar tekrar yapacagiz

(TAHA Suresi 55. ayet)

ve kuranda “bunu tekrar tekrar yapacagiz ayeti “tareten uhra” ayeti varken, bir daha dogmanin manasini anlamaz iseniz, tabiki Allahin, bizlere koydugu kurali olan defalarca dünyaya gelip gitme hikmetini anlamzsiniz tabiki.

ve baştaki ayette “Allah yolunda ölenlere ölü demeyin, onlar yaşiyor amma, sizler şuur edemezsiniz” diyor,

فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُ سَاجِدِينَ

Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kalû lehu sâcidîn(sâcidîne).

Meali :

Artık onu dizayn edip, içine ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek emrine amede olun!

Yorumumuz:

(toprakdaki bütün elementler bize secde halinde, altimizda amma, secde ederler amma, elma olur cikar emrimize amede olur, bilmem armut olur,…hizmet eder yine ot olur, inek yer bu seferde, et olur süt olur hizmet eder, emrine amede olur, secde eder haldeler bütün elementler bütün melekler.)

ve ruh hakkindaki vaazimizi hatirlayin, Allah ruhumdan üfürdüm diyor dedik, ve üfürülen, bize can veren oksijen dedik, ve dünyadaki oksijen miktari belli orandadir, Recycling sistemi le dönüşüm halindedir. bizler kirletir, karbonlaştirip, karbon dioksit olarak veririz, amma agaclar alir onu tekrar, karbonunu kirarlar yanindan, ve tekrar temiz oksijen olur, ve yine o oksijenleri bir rüzgar alip götürür, bir başkalarida nefes olarak alir, ve bir başkasinin ruh ve cani oluverir degilmi?

öyleyse naylon atigi gibi kirlettigimiz oksijenler, bir daha Recycling olup temizlenmeseydi, bir tane rafineri olmasi lazimdi, dünyaya devamli oksijen üretsin insanlara, hani nerde o rafineri? varmi yok. peki öyle olsaydi, cikardigimiz kirli oksijenler semayi kaplardi, bazi yerlere cöker yigilirdi, oralar insan öldüren zehirli bölgeler olurdu, varmi öyle bir yer, yok. devamli dönüştürüyor ve oran sabit kaliyor. öyleyse sen niye ahmaklik edipde, Allah her insana yeni ruh yaratiyor, her ruh ayri hikayesi okuyon ahmak hoca, ahmak alim. aldigin nefesin yani canin , bir ay önce başka bir sokakda başka birinin caniydi, ve geri verdigi kirlettigi oksijen oldugunu unuttunmu, yoksa bunun şuurundami degildin, tabiki şuurunda degildin, biz yazinca söyleyince sendede bu şuur uyandi ve farkina vardinmi. furkan demek işde, yani kuran: insanlara olaylari farkettiren kitap demekdir.

hani bir mahalleden elli kere gecersinde, o sokakda belki kirmizi pencereli bir ev oldugunu farketmezsin, bir gün bir olay olur, haa bakarsin bu evin pencereleride kirmiziymiş dersin. işde o senin farkina varmani saglayan olay gibi, kuran insanlara farkindaliik verir. ve şuur ise bilnc demekdir, bilincli varlik olma hikmetidir. farkindalik ayri şey, bilinc ayri şey. adam her gün namaz kilar, namazinda şuur yok, yatiyor kalkiyor, bu yatip kalkma ne işe yariyor bilmiyor. muhammed dedi diye, dinimiz emrediyor diye yapiyor. yapiyonda sende şuur olmazsa, niye yatip kalkiyon diye bir gün sormazsin, mesela diyorlar, adam her gece sabahalara kadar namaz kiliyordu diyorlar, lan ahmak, karnin acikinca bir ögünde, oturup iki dilim ekmek bir dilim de peynir yedin mesela, oturupda sabah akşam inekler gibi otlancagina, sabaha kadar namaz kilcagina biraz tefekkür et, kainat kitabini oku, bu namaz ne diye, yat yat kalk buna namaz diyorlar, ve birisi elma yer, tatli diye yer, bir digeri vardir zayiflamak icin yer, bir digeri ise, icinde vitaminler var, benim vücudumun falanci vitaminlere ihtiyaci varmiş, öyleyse birkac günde bir elma iyiymiş diye yer mesala. yani farkindalik, ve öteki ise farkinda degil, canim elma cekdi diye elma yiyor, cünkü otamatik pilotta gidiyor, vücütun bilmmem ne vitamenine ihtiyaci var, mevsim kiş, ve sana emerediyor git elma portakal al ye diye, otamatik pilot, yaz geldi karpuz yedin kiş geldi portakal yedin, bir başkasi ise, bunun farkinda ve icinin ihtiyaci olanlardan biraz haberdar olmuş, ve vücudunda bir ariza cikinca, haaa şu vitamin az, o vitamin falanca meyvada sebzede var diye yiyor, yani az şuurlanmiş bilincli varlik olmuş. bilincsizler sabaha kadar namaz kilar neymiş cok abid adammiş, halbuki ahmagin biri, daha namazin niye kilindigini bilmiyor. neyemi sadece allah rizasi icin kiliyormuş, tamam güzelde sendede Allahin ruhu var bende de ” enel hak ” hikmeti üzre gidersek sen hangi Allahin rizasina namaz kiliyon, ahmak, gökteki tanriya kiliyor, o ellerinide acdmi semaya, allah göklerde biryerden bakiyor gizli gizli degilmi, lan angut göz denen varligin bakcagi nokta belli arkasini görmez, Allah ise herkesi her an görüyor, nasil bir göz ondaki hic düşündünmü, sendeki göz televizyona bakinca, önünden dökülen popcornlari göremez cünkü göz oraya odaklandi. nasil bir gözmüşkü sana bakarken benide görmesine engel olmayan bir göz. ve senin boyun bacagin zahiren gözüken 1 küsür metre bir adamsin, oysa Allah, senin icinide görürür, senin görmedigin bir hücrendende haberdar. ve sen, icinde ne oluyor bitiyor bilmezken, o görür ve bilir, ve basiret gözü ile bakar, sanada bir örnek vermiş, mikroskop diye birşey keşfettrimiş, ve sen mikroskopla bakinca, bakterileri, kücük varliklari hücreleri, amino asitllerin hareketlerini görebiliyorsun, oysa Allah her an hepsini görüyür, sen mikroskopun altina ne koydun ancak onu görüyon,

ve şuur işde
Bilinc demekdir, bilincli varlik, yine misal ile, bir haritaya bir köylü amca baksa, tamam bu harita der amma, harita okumasini bilmez. fakat bir şoför baksa, yol yolak arar, yahut bir inşaattaki usta plana baksa, o matematiksel bakar. ve yine adamdan adama şuur farki var. ve ve inşaat sisteminde, Allah, şunlari keşfettirmiş, alt yapi, üst yapi, proje, plan, kaba inşaat, ince inşaat, ve ic mimari ve dizayn, yani kurani yüzünden okumak, manasini bilmemek aynen kaba inşaat bakişi kücük hatlar göz ardi edilir hassas terazi degil yani, kuran okuyup anlamayan elinde hazine haritasi olan adam, amma ne oldugunun bilncinde olmayan insan gibidir, işde osmanlicilik, bizi böyle yillarca okudugunu anlaamayan ezberci veya yüzünden okumaci müslüman yapti. plan var amma, onu o şuura bilnce varmiş biri okuyunca, nerde hangi hazine var bilir degilmi?
ve mühendis ve mimar gezerken evlere mimar bakişi ile bakar . ve ben bundan epey önce bir tane toyata camry araba almişdim, o arabayi alincaya kadar, o arabadan olan arabalarin farkinda degildim ve onu alinca camry arabasi olanlar ben sokaktayken gecince haa benim arabadan gecdi bilmem mavisi sarisi gecdi demeye başladim. daha önce öyle bir arabinnfarkinda bile degildim, ve arabayi aldim, bilincine vardim, ne kadar cok camry var belli oluverdi bana,karşilaşinca HIH benim arabadan demeye başladim. ve muhammedin ahmet denen parcalari, dünyadaki ahmetlerin cokluguna bagli, ve bendeki olan örnek ile, ne kadar Toyota camry araba var gibi, yine mustafa ismi, ne kadar mustafafa var, ondan belli, ve her bakiş bir başka bilinc, ve mesela cizgi film spangebobde mister krabe var, herşeye dolar gözüyle bakiyor, para gözüyle bakiyor, ticaretci adamda öyledir, bundan nasil para elde ederin diye bakar görür. resssam bir adamin yaptigi resime bir köylü baksa, cok canli bir resim diyebilir, amma o resime o canliligi nasil yapmiş bilmez. halbuku resim ve görüntülerin tamami gölge ve işik oyununa bagli. adam gölge ile işigin yansimalarin farkina varinca, iyi bir ressam oluverir, bakiş acisi, ressam olcak adam, heryere gölge ve işik olarak bakar. yine balikcida, balik aramak gecer onun bakişlari fikirleri sözlerinde, yani ve şuurlu insan olaylara derin bir bakişla bakabilen demekdir. ve mesala bir kavga olmuş amma sebeb, ne sonuc ne bilebilen adam, dedektif bakişi ile bakar. ve miden zişuur(şuursuz) bir varlik olsa, sana sinyal yollamaz, benim canim nar cekdi, bilmem ayva cekdi, cay cekdi diye. o bilincli bir varlikki senin bilmedigini biliyor, ve sen onun aradigi maddenin, armutta elmada oldugunu bimezsin, amma o bilir, ve mevsiminde nar ister mevsiminde portakal elma zaten.

ve bitkilerde zişuur varliklar degildir, aycicegi bunun en bariz örnegi, ve o kafaasini güne dogru cevirir ve o yüzden ona günaşigi denir, güneşe aşik demek yani. ve eger o kafasinin cevrilcegini biliyorsa bitkiler zişuur degildir. Yine atomlarda zişuur degil, şuursuz varlik degil. ve onlarinda zişuur olmadiklari, japon bilim adaminin yaptigi deney ile ortaya cikdi. ve suya kuran okununca, ve güzel sözler söylenince, iyi olduklari, kötü söyleninincede bozulup kötü olduklari ortaya cikmiş, yani onlar dahi yani, elementler : taş toprak altin inci demir,…. de bilincli varlik, o halde ey insanoglu, sen niye bu kadar şuursuzsun, sen namaz kilarsin, bir defa demezsin, bu namaz ne, niye kiliniyor, neden böyle egiliriz, neden kalkiyoz, yok .emir bu anamdan öyle gördüm,hocamdan böyle ögrendim, yat yat kalk. kuran okuyon diye arpca, bilmedigin kelimeleri tekrar et dur, lan bir günde ac oku elhamdüde ne buyuruyor rabbim, yine kuranda hurufu mukata var, neymiş bunlari bir tek Allah bilirmiş, bunlar hakkinda yorum olmazmiş , ne deycen, ahmak işde ahmak. ve nasil mühendis ve mimar, olaylara plan proje babinda, matematiksel yaklaşirsa, kurandada bir proje var ve plan vardir, kainatin ömrü yazilidir onda, ve ona cahil olarak bakan görmez onu, falan yer kac metre diye, ve kömür kantarla tartilir, altin miskalle,anlamayipda birde ezberden okuncak bir kac sure, namaz kilincak birkac sure olarak, haşa kella, kurana kaba inşaat olarak bakan göz, onda teganni bulur, ne güzel okuyor der, aglar sizlar. ve amma şuurlu biri bakinca, ondaki bazi hesaplari bileverir. ve projenin plan olmuş halinde matematik cok mühümdir. matemetik bilmiyen bu işi yapmaz, elinde hazine haritasi var amma, matemetik bilgin olmazsa harita bilgin olmazsa, hazineyi arayacak amma, hazine haritada 3 cm ilerde diye gösteriyorsa, haritadaki bu 3 cm, gercekde kac eder bilmezse, bu 3 metrede olabilir, 300 kilometrede olabilir, ve o 300 kilometre uzakdaki hazineyi burnunun dibinde ararsa bulamaz tabiki.

ve harita okumasini bilen 3 cm gercekde kac eder bilir, ve taa hazinenin üstüne varir, kazar cikarir degilmi. ve kurandada gizli sirlar ve cok hassas matematik vardir.

ve kuranda SIR ve Tilsim olduguna delil Muhammed mustafa mekkeden medineye hicret etmeden önce, mekkeliler her kabilden bir adam secip, onun evinin yanin geldiler, ve haşim ogullari kim öldürdü bilipde intikamda almasin diye, her kabileden bir adam, bir bicak veya kilic vursun diye karar kiilp, muhammed ciksin diye evinin önünde yaninda beklerlerken, muhammed yatagina Hz .Aliyi yatirip ve emanetleri ona teslim edip, ve cebrailin ögretmesi ile ve kurandaki yasin suresinin

وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَ يُبْصِرُونَ

Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).

Meali :

Ve onların önlerine ve arkalarına set kılarak (çekerek) böylece onları perdeledik. Artık onlar görmezler.

(YASİN Suresi 9. ayet)

ayetini okuyp cikdi, ve onu bekliyenler onu göremediler,
ve deneyin birileri sizi gözetliyorsa, ve siz gözükmek istemiyorsaniz, okuyun bu ayeti on defa, veya daha fazla, o sizi bekliyenler uyuklaya kalir ve, Allahin izniyle sizi göremezler.

ve ona Kurana kaba gözle bakan, kantar hesabi gibi büyük rakamlari görür ayrintilari anlamaz, 10 ton 20 ton gibi kaba tarti hesabi, kantarla tartarken, arada kayan bir kilo iki kilo hesap edilmez. ve mesala CNC den anliyan bir mekanikci teknikci gözü, bir aluminyum parca veya altin dan yapilcak bir parcanin bazen, öyleki milyonstil bir sapmasini da hesap etmesi gerekir, ve milyonstil hesap demek mesela odanin sicakliginda alu nun milyonstul bir genişledigi, soguyunca cekildigni bilir, ve ona göre isidan stabil ortamda, o parcayi CNC makinesinde yapar, yani işde kurandada öyle bir hesap ve matematik vardirki, kac milyonsatil hesap ile bile, şaşmayan bir matemetikdir, O nda, Hak Tealanin el Hasip isminin tezahürü saklidir.

—oOo—

Allah, Ankarali Ahmeti yaratmişda, Mehmeti yaratamamişmi? dünyaya gelen insanlar, şimdiye kadar hepsi ayri bir insan, amma mesala ankarali ahmet oldugu gibi pakistanli ahmetde var, yine almanyali Hans oldugu gibi Avusturyadada Hanslar var. yani ayni bütünün parcalari. elma var amasyada amma, avusturyadada elma var, ona amasya elmasi denmsede elma yani. amsya elmasini al gel Avusturyaya dik, oldumu sana Avusturyali Amasya elmasi, ne oldu, onun isminin başina bir künye geldi, avusturyali künyesi, halbuki elma denince hepsi yaklaşik ayni meyva. Allah niye bir tek elma dali yaratmadida, bu kadar cok elma dali yaratti, özünde hepsi elma amma, künyeleri farkli işde. ve Allah yeniden ruh yaratmaya kadirdir amma, elma agacinin gecen seneki yapraklari, dalin dibine dökülüyor, ve onlar, toprak sürülünce veya capalaninca topraga karişiyor, harmanlaniyor, gelecek yada yeni sene, yine meyva yada yaprak oluyorlar degilmi?
Allah onlari yapmasaydida her sene yepyeni yaprak yapsaydi diye, Allahin kanununa karişmak olurmu, şuurlu insanin yeniden yeniden dogmayi anlamasi kolayda, zişuurlara şuursuzlara anlatmak zor işde.

Bu kadar geniş kapsamli aciklamadan sonra, baştaki ayette gecen, “onlar ölü degil, bilakis diriler” i anlamiş olmaniz lazim amma, yine anlamadiysaniz, bu kuranda sanki bir tezat varmiş gibi olur, cünkü başka ayet rahman suresinde

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Kullu men aleyhâ fân(fânin).

Meali :

Yerin üstünde ne varsa fânîdir.

(RAHMAN Suresi 26. ayet)

veya

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne).

Meali :

Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.

(ANKEBUT Suresi 57. ayet)


herkes ölümü tadicak demesine ragmen bu “Allah yolunda ölenler ise ölü degildir” nasil oluyor bu? hani ölümü tadicakdi. işde bitkilerin, hasat edildikden sonrada bir başka yaşayişla canli olduklarini anlyinca, ancak anlarsin bunu. yine atomlarin, cemadat denen, varliklarin, şuursuz ve cansiz olmadiklarini anlayinca bunu anlarsin. ve taş toprak canli ve şuurlu ise, bir ari hem mühendis, hemde gida uzmani, sen bir damla bal yapamazken, o hem altigenlerden oluşan mükemmel bir mühendislik ile, yani matematik ile bal petegi yapip, icinede akillara fayda veren ilim ve bal katar, ve yine inek, senin otlaniyor, inekleniyor dedigin, trene bakan öküz dedigin inek, sana öyle bir süt üretiyorki, yine gida uzmani o da. hani diyceksinki farkindami o ürettiginden diyeceksin.
neye yalan söyleyen benim evimin önünde, kücük br seram var, onun üzerine ekmek parcalari atiyorum, koskaca şehirde, benim evimin arkasindaki ekmeklerden haberdar olan kargalar kuşlar gelip onlari bulup yiyorlar yine sincaplar benim bahcemde findik oldugundan haberdar. lan kosakaca köy, sen kücücük sincapsin nerden biliyon benim evimde findik oldugunu kim bildirdi onlara? ariya vahyeden Rab, onlarada vahyediyor, ve vahiy bilincli varliklara yapilir. bilincsiz varlik vahiyden ne anlar, cahilin eilne harita versen, ne anlar o haritadan. harita bilene verilir gösterilir. ve onlar zişuur olsalar bilincsiz olsalar, aynen insanin delisi gibi olsalar nereye gidecegini bilmezlerki, ve hepsi bilincli, ve senin gözüne gidecek madde belli, tirnagina gidcek belli iken, sen yerken şunlarida bir gözüme götürüverin demiyon, ne diyon? acikdim deyip yiyorsun susadim deyip iciyorsun, amma onlar işde senden daha bilincliki, ne nereye ne kadar kac gram gidecek bilirler, sen bilmezsin ey şuursuz insan .
—oOo—
ve insan namaz kilip yatip kalkiyor. ve kainati rabbimizin suretinde dedik, ve o yüzdende insani aziz kilmiş, ve kainatin kücük prototipi yapmiş. ve insan, Allah in, bütün isimlerine mazhardir, ve hal böyle olunca, halife olan insan, günde beş defa olmak üzre, namazla mükellef , ve namaz ile yatip yatip kalkiyor, ve o zaman biz kainatin haritasi isek kainatdami yatip yatip kalkiyor beş defa demek gerekmezmi. yatip kalkmak işde, dürülüp dürülüp yeniden acilmak gibi yani

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ

O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz. Onu ilk defa halketmeye başladığımız gibi (eski durumuna) iade edeceğiz (geri döndüreceğiz). Bizim üzerimizde bir vaaddir. Muhakkak ki (bunu) yapacak olan, Biziz.

(ENBİYA Suresi 104. ayet)

ve Allah bunu hergün beş vakit yapip durmakda, müsülamanlar namaz ile bunu temsil etmekde, yine elma dali elma verdi, ve allah onun cekirdeginin icine dürdü bükdü koskoca orman sakladi. onun cekirdeginde ormanlar gizli. ve dürdü bükdümü? evet dürdü bükdü hemde bir daldan birtane elma cekirdegine ondan olcak elmaninda cekirdegi, ondanda olcak elmanin cekirdegini ondan ondanda olcak elmanin cekirdegi, yine onda sakli ve bunu ne dakar uzatirsan, o kadar uzar gider, cünkü dün Hz., Adem vaktinin elmalari bugün yok, bugünküler yeni elma, ve hal böyle olunca, onun cocugunun cocugunun cocugunun,…… cocugu gibi ve ve öyle dürdükü ondan elma ormani cikabilir degilmi? yine cekirdegi dikdin, filiz verdi, sonra dal oldu, elma verdi, bu sefer acildi ve dal oldu, elmalarida dünyanin dört biryanina dagildi, bir yandan düren Allah, bir yandanda aciyor. biryandan secdeye varan, biryandan kiyam ediyor, biri secdeye varirken, bir digeri yeniden dünya gelip can bulur. biri ölüp toprak olurken, digeri filiz olup cicek olup diriliyor, şuurlu olanlar anladi bile. dünyamiza başka bir dünya gelip kariştirilmiyor, dünyadaki elmentlerin orani sabit belli, o zaman ruhlarda, onlarin can olcagi bedenlerde belli, sayida amma hersene elma dali yeni elmalar vermesine ragmen, halbuki onlar, ilk elmanin parcalari degilmi ve ayni elma olmasina ragmen, sen ben farkli saniyoruz. Bize ondan Ademoglu denmiyormu, bizler hepimiz ademin icinden cikip gelenler olmuyozmu, yani hz ademin parcalari. dün aldigin nefesi geri verdin, bugün temizlendi gitdi, rüzgar götürdü, belkide afrikada bir cana girdi, ve artmami var dünyada, yoksa eksilmemi, dünyayi kirleten insanoglu, işde dünyanin ruhu olan oksijeni tüketmekde, inşallah tükenmez amma, Recycling geri dönüşüm üniteleri olan ormanlar kurursa yanarsa, kentleşilirse, doga kalmazsa, artik bize yeni oksijen ve su üretecek Allahdan başka bir varlikda yok ve

قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَاؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَاء مَّعِينٍ

Kul e re’eytum in asbaha mâukum gavren fe men ye’tîkum bi maîn maîn(maînin).

(MULK-30 ayeti)


—oOo–
Bu haftanin tefekkür konusu
Eger kiyamet varsa, ve insan kainatin haritasi ise ve ” la mevcude illa hu” yani Allahdan gayri bir varlik yok ise, o zaman Allah kainati yok edecekse, kendinimi yok edecek,
ve kendinden gayri bir varlik yoksa, kainati yok etmesi, dürüp bükmesini nasil anlamak lazim, yoksa kiyamet, kiyam etmek, dürülüp dürülüp yeniden kalkmakmi? ve kainatta bir bütün bedense, onunda bir dürülme ve tekar dirilme zamani varsa, gecen haftanin ayetine atfen

يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve
insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın
huzuruna çıkarlar.

(İBRAHİM-48 )

ve o saat , işde bu dünya dürülcek ve sonra başka bir diriliş ilede kiyam etcekmi demek acaba, aynen namazda kiyam ruku secdeler sonra kiyam sonra ruku sonra secde sonra,.. tahiyat son oturuş günde beş, ayda bilmem kac, yilda bilmem kac, ömürde bilmem kac defa. haydi kolay gelsin, tefekkür tefekkür tefekkür edelim lütfen.


–oOo—


Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


”Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! ‘

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

–OoO–

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 8 Aralık 2015 Salı

Original Kar©glan

Author: Raşit Tunca