Peygamberimizin Babası Abdullah Kimdir? – Kutlu Doğum Haftası (Kar©glanin 14.04.2015 Vaazi)

Peygamberimizin Babası Abdullah Kimdir? – Kutlu Doğum Haftası


(Kar©glanin 14.04.2015 Vaazi)

14 Nisan 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ إِنِّي أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ الدِّينَ

Zümer-11

اتَّبِعُوا مَن لاَّ يَسْأَلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

وَمَا لِي لاَ أَعْبُدُ الَّذِي فَطَرَنِي وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Yasin -21 – 22

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

وَأَنْ اعْبُدُونِي هَذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ

Yasin – 60 – 61 – 62


Sadakallahul Aziym Zümer Suresi 11 – Yasin Suresi 21 – 22 – 60 – 61 – 62

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul innî umirtu en a’budallâhe muhlisan lehud dîn. (Zümer Suresi 11)

İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn.Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn. Yasin Suresi (21 – 22)

E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş
şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn.Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun
mustekîm.Ve lekad edalle minkum cibillen kesîrâ, e fe lem tekûnû
ta’kılûn.Yasin Suresi (60 – 61 – 62)

Sadakallahul Aziym

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

De ki: “Muhakkak ki ben, Allah’a, Dindar ve ihlasli bir kul olmakla emrolundum.”(Zümer Suresi 11)

Sizi Sorgulamayan, yani ne kazandiniz yani ahiret azigi olarak
ne ecir kazandiniz diye sizi sorgulmayan Mehdiye Tabi olun. ingilizcede
zamirler “He,She,her,him” ayni arapcanin benzer yapisinda ve o ayete
gecen “vehüm” yani ingilzcede “him” demekdir ve yani türkceside “O na”
demekdir Onlar demek degildir o cümlede ve mühtedün demekde: “hani sizi o
dogru yola cagiran mehdi varya, işde O na tabi olun itaat edin
demekdir.” bu ayetin genel manasi.Yasin Suresi (21)

Ben Neden O na itaat etmek zorundayim derseniz: Cünkü dönüşünüz O nadir.Yasin Suresi (22)

yani önceki vaazlarda dedigimiz Muhammedin ümmeti olmak icin
onun cikdigi daga hiraya cikariz ve sevre cikariz ve onun dagi var,
herkesin bir dagi var. ve anneye vaaz olcak cocuk icin toplanan en saf
maddelerden meni üretilir, ve o menideki cocuk tohumunun, cennete, anne
karnina vaaz olmasi gecmesi icin, o son dag yani dikilimiş kalkmiş
zekeri tirmanmasi lazimki, annesine gecebilsin ve cocuk olup dogabilsin.

Sirat nedir köprü yani Cennete gecilen Köprü. Erkegin zekeri
babadan anneye gecilen köprü degilmi? cennet Analarin altinda, veya
ayaginin altinda ise, yani altinda alt kisminda, ferc uzvu rahmi ise,
yani zeker ona gecilen, cennete gecilen bir köprü degilde ne? ahmak
insanoglu! sen daha hangi sirat köprüsünü ariyon aaa ahmak. o köprü
kildan incedir diyor ve zekerden geciş yapan olmadigi zaman kapaninca
onun icinde borusu incecik bir cizgi gibidir amma, ondan sidik veya meni
gecerken o meni veya sidik gecicek kadar acilir.yani kildan ince bir
köprüymüş.

ve daha önceki vaazlarin sesli olaninda söyledik: muhammed
ümmmeti demek, onun dagina cikip onun dagindan inenler yani onun
zekerinden dökülenler onun ehli ümmeti demekdir, yani o zaman O ayette
gecen dönüşünüz onadirdan kasit, yani şimdi zamanin sahibi mehdidir ve
sizler eger onun ashabi(arkadaşlari) veya ümmeti iseniz, o zaman onun
dagina cikanlarsiniz, yani onun dagina cikmak icin, ona dogru geri
dönenlersiniz demekdir bu yani.

“Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza
dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir
düşmandır. Bize itaat edip tabi olunki bu sizi sirattan gecircek olan
yoldur. Sizden coklari, bunu anlamayan cibilliyatsizlardir, daha haala
aklinizi caliştirip kullanmayacakmisiniz.” Yasin Suresi (60 – 61 – 62)

Sadakallahul Aziym

Ettehiyyatü Duası okunuşu ve anlamı



Okunuşu: Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü

esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühüü

esselâamü aleynâa ve alâa ıbâadillâhis salihıyn

Eşhedü ellâa ilâahe illallâah

ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasüülüh.

Anlamı: Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah’a mahsustur.

Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah’ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun

ve selam bizlere ve Allah’ın sâlih kulları üzerine olsun.

Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.

Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür.

OKUNDUĞU YERLER

Namazların her oturuşunda okunur.

İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana,

avucum avuçlarının içinde olduğu halde, Kur’ân’dan süre öğretir gibi teşehhüd’ü öğretti.” “

Tahiyyât, tayyibât ve salavat Allah içindir. Ey Nebi, selam, AIlah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.

Selam bizim üzerimize ve Allah’ın sâlih kulları üzerine de olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur,

yine şehadet ederim ki Muhammed AIIah’ın Kulu ve Resüludür.”

Abd demek Kul demekdir yani “ahmet mehmet fadime fatma” Allahu
Teala, Peygamberin babasinin ismini öyle tesadüf eseri Degil, bizzat
bir hakikati, bir SIRRI gizli ve hafi bir bicimde haykirmak icin
Abdullah yapmişdir. Abdullah demek Allahin kulu demekdir. ve Muhammedin
babasi Allahin kullarindan bir kulmuş, ve bu da demekdirki, yani hem
ahmet, hem mehmet, hem kenan, hem ridvan, hem cebrail, hem Michael,
yani baba olan herkes, yani Allahin kullari onun babasiymiş. ve bizler
Muhammed ümmetiysek,yani hemde muhammedin yeni versiyonlari klonlari
isek, o zaman muhammed, hem ahmetten, hem mehmetten, hem tayfurdan, hem
ferdiden,… olma bir fatma, bir fadime bir ahmet veya mehmet,….
olabilir.

ve Bizler namazlardaki her tahiyatta Ettahiyatüyü okuyarak O
nun yani Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin, Allahin hem
Rasulu hemde kulu, bir abdi oldugunu ikrar ederiz, yani herhangi bir
kulu oldugunu ibraz ederiz, ve bunada şahid oldugumuzu söyleriz.

Hz. Peygamber; namazların sonunda daima oturmuş, ettehiyyatü’yü okumuş ve okunmasını ashâbına da emir buyurmuştur

(bk. Buhârı, Ezân, 148, 150; el-Ameli’s-Salât, 4; Müslim,
Salât, 56, 60, 62; Ebû Dâvud, Salât, 178; Tirmizî, Salât, 100, Nikâh,
17).

Başka bir hadiste; “Namazı ben nasıl kılıyorsam siz de öylece kılın”

(Buhârî, Ezân, 18, Edeb, 27, Ahâd, 1) buyurulmuştur.

Öyle olunca her Dogan Muhammed dogar yani

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.”

(Buharî; Müslim)

Her dogan muhammed ise, bütüne dogru gitmek yöntemini kullanirsak bu bilgide, yani o zaman

Muhammedin babasi Abdullah demek, Allahin bütün baba olan
kullarina hasmiş ve bütün babalar muhammedin hem babasi, hemde onun
klonlariymişiz.

ve böyle olunca, muhammedin dogumunda hicri takvimi ele almak
demek, senenin her günü, her saati, muhammed doguyor , ve dogmuş demek
olur. o yüzden muhammedin dogumunu, öyle miladi takvimde, bir gün veya
bir haftaya hapsetmek zulumdur.ve ahmetler mehmetler fatmalar franzlar
her an her saatte doguyorsa, ve her dogan muhammed fitratinda doguyorsa,
o zaman, her an, her saat, ve her doganin dogum günü, muhammedin dogum
günü demek, ve o yüzden işde hicri takvim, dini hükümlerde, en itibar
edilcek takvimdir. ve hem manevi uhravi manasi, hemde fiziki boyutu,
hemde gizli icerikleri vardir onun cünkü. cünkü hicri takvim ile
hesaplaninca , ve ramazanin her sene on gün önce gelmesi demek, ramazan
yaklaşik 83 sene icerisinde bir defa tur atar, ve her aya gelir ,
sonra bunu 30 la carp senede bir belkide her güne, ve yine onuda 60 la
carp her saate, ve onuda 60 la carp her dakikaya gelir,… ve her an o
dogar ve dogmakdadir. ve onun dogumuda her gün her an her saat her
şehir her köy her vakittedir. öyle nisanda bir haftada degildir.

Peygamber Efendimize Sarımsak haram mıdır? Ey Allah’ın Rasûlü! diye sorunca

“Hayır fakat ben kötü kokusundan dolayı hoşlanmam. Cebrail ile Konuşuyor olmasaydım, ben dahi yerdim ” Buyurdular.

(Hadîs-i Şerîf )

Allahümme Salli ala Muhammedin, sahibul mahi

Allahümme Salli ala Muhammedun, sahibul meclis

Allahümme salli ala Muhammedun sahibus sohbet

Allahümme salli ala Muhammedun sahibul mürşid Cebrail Aleyhisselam

Yolculugumuza başliyoruz

Donunu toplayamayan ahmaklar, bize akil vermeye kalkar olmuş şu dünyada.

ve sogan sarimsak yiyenin yan tesirinden dolayi yellenmek
veya insan hali gaz yapanlari yiyince gaz cikişi afedesiniz osurmak
abdesti bozar .

Ebu Hureyre r.a dan Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

“ Herhangi biriniz hades ettiğinde – abdest alıncaya kadar – namazı kabul edilmez.”

Hadramavt’ten bir adam Ebu Hureyre’ye : Hades nedir ? Ya Eba
Hureyre, dedi. Ebu Hureyre : Sessiz veya sesli yellenmektir, dedi.

amma osurmaninda abdesti bozmadigi istisnai durumlar vardir:
yani bektaşi alevi namazi bunlardandir. yani osurdugunu unutupda
abdestim var diye iman edip, inanip öyle namaz kildinsa, ve vakit
cikasiyada aklina osurdugun gelmediyse, namazin sahihdir kabuldur, şayet
diger şartlarida uygun ise.

yine uyumak abdesti bozar

Ali b. Ebi Talib r.a dan Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

Gözler makadın bağıdır. Herkim uyursa abdest alsın.

amma uyumanin da abdesti bozmadigi haller vardir, yani uyurken
osurdugunu bilmezsin bazen, o yüzden uyku makada bagli diyor Hz Ali. ve
eger sen bir namazdan bir namazi bekliyorsan, şeytan aleyhillane
gelirki, seni abdestsiz namaz kildirmak icin gaflet basar, gözlerin bir
an kapaniverir. Hani mescidi Nebevide sünnet olan 40 vakit bulunmak icin
calişirken, bazen iki namazi yani, akşam girersin ve yatsiyida kilip
öyle cikarsin ya, hocalar ve kafile başkanlari böyle yaptirirlarya. işde
orda yatsi girmeden herkesi bir uhuvet ve gaflet basiverir, cünkü
şeytan abdestsiz namaz kildircak, ve maun suresinde gecen, miskin
kelimesinin manasi işde, miskin yani uyuklayan veya pinekleyeni
uyandirmayin yani “vela yahudzu” yani “ala taamil miskin”
o onun (miskinin pinekliyenin) taamidir gidasidir diyor cenabi mevla .
yani uyuklayani uyandirirsan akli karişabilir, birakin o kendisi
belinleyip kalksin, cünkü onun gözleri kapanir, akli ikinci namazdadir
zaten, kalbi ve akli uyumaz, ruhu uyku ile ciksada, bedenden irtibati
kesmez, o kücük miskinlik hali onun gidasidir diyor Rabbim. yani o
azicik uyuklama, onu kalkip kilacagi namzda dipdiri yapar.ve onda hem
şeytanin, hemde pinekleyen insanin gidasi vardir.

Katade dedi ki : Enes’ten işittim, şöyle diyordu :

Resulullah s.a.v’in ashabı uyurlardı da sonra abdest almadan namaz kılarlardı.

(Müslim : 1.c.376/125.n – Tirmizi : 1.c.78.n – Ebu Davud : 1.c.200.n)

Abdullah ibn Ömer r.a şöyle tahdis etti : Resulullah s.a.v bir
gece yatsı namazından alıkonuldu. Bu sebeple namazı o kadar geriye
bıraktı ki bizler, mescidde uyuduk, sonra uyandık, sonra tekrar
uyuduk, yine uyandık. Daha Resulullah s.a.v yanımıza çıktı. Ve şöyle
buyurdu : Bu gece yeryüzü ahalisinde sizden başka bu namazı bekleyen
hiç kimse yoktur.

(Buhari : 2.c.631.s – Müslim : 2.c.639/221.n – Ebu Davud : 1.c.199.n)

Enes r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v’in ashabı yatsı
namazını beklerken – oturdukları yerde – uyurlar bu sebeple başları
önlerine düşerdi. Sonra kalkar abdest almadan namaz kılarlardı.

(Ebu Davud : 200.n – Müslim : 1.c.376/125.n – Beğavi : 216-el-Mesabih)

Ebu Hureyre r.a den Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

“Gözlerim uyur fakat kalbim uyumaz.”

(Ahmed : 2/251- 438 – İbni Hibban : 2124-el-İhsan – Albani : 3000- S. Cami)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَةَ اللَّهِ
الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ
ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ


Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe ekim vecheke lid dîni hanîfen, fıtratallâhilletî fataran
nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh, zâliked dînul kayyimu ve lâkinne
ekseran nâsi lâ ya’lemûn.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah bu dini, dinin sahibinin Sureti üzre ayaga kaldircakdir,
Allahin Fitrati, veya Bu vechi ve sureti, insanlarin fitratina,
yaratiliş ve dogma fitratina koymuş, yan insan suretinde yaratir, islam
dininin sahibi muhammed suretinde yaratir, Allahin koydugu bu suret ve
fitrati, sakın ha iptal edip bozmayiniz, Bu din cünkü fitrat ile yani
yaratiliş hikmeti üzre (mehdi zamaninda ayaga kaldirilip zafer
bulcakdir) kiyam ve kiyamet ettirilcekdir, fakat insanlarin cogu bunu
bilemezler.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

ve Hiristiynlarda dogunca taufen etmek yani kutsal suyla
yikamak farz, bizde ise ölünce onu yikayip kefenlemek farz, ve ne
demekdir bu peki. ve daha önce dedigimiz gibi, senin üzerinden, pul pul,
her an, hücrelerin ölüp dökülmekde, ve yaşarken banyo ve abdest ile,
her animizin klonu alinmakda, yani son halimizi, biz beş vakit abdest
alarak, o berzaha, abdest suyu ile topraga göndeririz. ve topraga
karişan o parcalarimiz, eger biz iyi hal üzre isek, ya cennete yeni bir
anne ve babaya dogru yeniden rucu edip döner, yahutta cehennemlik ve
günahkar ve agir maddler halione gelmişse, dibe cöküp cehennemi boylar.
yada karişik kuruşuk işler yaptiysak, bir anne ve baba bulmasi, yol
bulmasi, bir süluk bulmasi, bir siratttan gecmesi zor olur. ve işde
hiristiyanlarda dogan cocugun vaftiz yapilarak klonu aldirlir. bizde ise
ölenin klonu aldirilir. ve toprak onun o, en son halini, ot gibi, bitki
gibi, meyva sebze gibi, bitirir ve onlar toplanipda, yedikden sonra bir
bedende yer bulursa, ve onlari beden secip meni haline getirirse, ve
babada etine tikine söz gecirebilen bir adamsa, iktidarsiz degilse, ve
birde eşi sevdigi veya, sevgilisi, ona cocuk dogurmak isteyeni varsa,
ondan ya evladi salih, yahut evladi zina olarak dogabilir. o yüzden
bizim abdestimiz, guslumüz, mühimdir. hiristyinlarinda cocuk dogdukdan
bir kac hafta veya kücükken vaftiz edilir o yeniden dogmak icin
mühimdir.

Wikipedia diyorki:

Vaftiz, kişinin alnını ıslatmak veya tüm vücudunu suya batırmak
şeklinde icra edilen bir dini “arınma” ve “yeniden doğma” törenidir.

İncil’in Matta Bölümüne göre (Matta 28:18-20) Mesih,
dirilişinden sonra ve göğe alınmadan biraz önce şöyle dedi: ‘Gökte ve
yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları
öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un
adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte
ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.’ Diye geciyor.

ve papazlar her kliseye girişde, girenleri kutsal suyla
islatir, veya giren kkendisi kilse kapisinin yanidan duran suyla kendi
vaftiz eder kutsar, yikar yani islatir, vaftiz klonunu alma törenidir
halbuki amma, o bir aadet seremoni halini almiş, aslina uygun degildir.
bizde ise, beş vakit abdest ile, bizler cünüp ve hayiz lohusa oluncada
guslederiz, ve ölüncede cenazeyi yikar kefenleriz, ve onun son klonunu
örnegini topraga hemen kariştiririz, yani bedeni aslisinin tamaminin
cürüyüp karişmasi beklenmez.

Hristiyan inanışına göre vaftiz edilen kişi Mesih İsa ile
birleşmek istediğini ifade eder. Mesih İsa öldü ve tekrar dirildi. O’na
iman eden insanın eski günahlı hayatı ölür ve yeni kutsal bir hayat
başlar. Vaftiz töreninde eski hayatın gömüldüğü ve yeni hayatın
dirildiği simgesel bir anlamda gösteriliyor (bkn.: İncil, Romalılar
6:3-6).

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

هَلْ أَتَى عَلَى الْإِنسَانِ حِينٌ مِّنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْئًا مَّذْكُورًا

إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا

إِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا


Sadakallahul Aziym insan Suresi – 1- 2 – 3

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ.

İnnâ halaknel insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâ.

İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûrâ.

Sadakallahul Aziym insan Suresi – 1- 2 – 3

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnsanın üzerinden, henüz “anılmaya değer bir şey”
değilken,(anılmaya değer bir varlık olana kadar) uzun bir zaman
geçmedi mi? (ilk defa tek hücre olarak yaratılmasının
üzerinden,anılmaya değer bir varlık haline gelmesine, doğmasına ve
ona isim koyulmasina kadar geçen süre) .

Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfeden
yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir
varlık) kıldık.

Biz O na yani insana, birde soyuna giden veya suyuna giden bir
yol cizdik, yani hidayet verdik, Fakat o yol onu, ya şükredenlere
götüren bir yol olur, ya da küfredenlere götüren bir yol olur. yani
sonunda, ya iman eden bir Baba ve Anneden dogar. yahuta, küfreden kafir
bir Baba ve Anneden dogar.

Sadakallahul Aziym insan Suresi – 1- 2 – 3

Sacmalamak Neden olur? deyince kücük bir kissa ile anlatalim .

Osmanlinin Son zamaninda, ilmi elimizden kaptirdigimiz avrupaya, ilim calip gelmeleri icin

Edebiyatci şinasi ve bir kac kişiyi yollarlar , fakat onlar
oraya varinca, onlar Avrupalilar salakmi onlari alip götürüp edebiyat
cöplügüne birakirlar, bunlarda edebiyat şiir ögrenip gelirler. padişah
ne ögrendiniz der ,avrupa da bu vardi derler, salak salak şeytanin
kullaklarini fisildadigi sacmaliklari söylemeyi ilim sayarlar, halbuki
tufaya gelmişlerdir. cünkü avurpa iyi tarafini saklamiş, kendilerinde
birakmiş, islamdan caldiklari ilim onlarda kalmiş, bizim ahmaklar,o fen
fizik, kimya teknoloji ilimleri yerine, şeytandan hallenmeyi sacma sapan
konuşmayi secmişler, haci arif beyler türemiş. avrupa amerika
elektirigi motoru jucagi icad etmiş, bizimkile haala failatün failatün
derdinde, koca ahmaklar. uzaya gitdiler bizimkiler haala futbol dizi
derdinde yine, bilgisayari interneti icad ettiler, bizimkiler
internette hava atmak, mevlana laflari ile, birbirine laf sokma
derdinde, o benim, bu benim, sarki benim, sayfa, telifmiş bilmem neymiş
davasinda adamlar. cep telefonu televizyon icad etdi onlar, bizimkiler
alamadim veremedim davasinda, adamlar ucak fabrikasi kurdu, bizimkiler
sakiz patlatmak derdinde, yani işde o zirtlayasica şinasinin yedigi
nane, haala üstümüzden kalkmadi, sacmalanirda, işde böyle sacmalanir.
yani sacmalamak: senin bir akima, ayni sel gelince sele kapilan bir adam
gibi, koministilik bilmem ne oloji akimlarina kapilvermen demekdir. ve
sen o akima kapilinca, sen sen olmazsin başlarsin onun bunun uşagi
olarak sacmalamaya,yani o yüzden Allah, salihlerle bereber olun
buyuruyor.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَن يُطِعِ اللّهَ وَالرَّسُولَ فَأُوْلَئِكَ مَعَ
الَّذِينَ أَنْعَمَ اللّهُ عَلَيْهِم مِّنَ النَّبِيِّينَ
وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاء وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ أُولَئِكَ
رَفِيقًا

Nisa – 69

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Tevbe – 119


Sadakallahul Aziym Nisa – 69 – Tevbe – 119

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu
aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves
sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ.(Nisa – 69)

——

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.(Tevbe – 119)

Sadakallahul Aziym

MEALi:

Kim Allah ve Peygamberlerine intika etmek isterse , o zaman o
kimseler üzerine Allahin nimet verdigi Nebilerle Sadiklarla dogru
kimselerle şüheda ile yani müslümanlarla yani teşehhüd edenlerle,
salihlerle ve iyilelerle birlikte olsunki, (yani onlarla takilirsa
dilinde sözünde fiilinde amelinde onlar olursa) , onlarda
nimetlenenlerden olmuş olurlar, ki onlar ne güzel refaktcidirler, yani
birlikte olunan kimselerdirler.(Nisa – 69)

Ey iman edenlere ittika edenler, yani onlara takilanlar ,
Sadiklarla iyi ve sadik dostlarla birlikte olunuz, onlarla (iman
edenlerle) SIKI arkadaş olunuz.(Tevbe – 119)

ve bu ayetler gösteriyorki iyi akimlarla iyi cereyenla, sakin
akan nehirlerle birlikte olan, onlarin nimetlerinden faydalanir, yani
namaz kilanlarin icine giden, bir gün namaza başlar, sofilerin icine
giden bir gün sofi olur, oruc tutanlarin icinde duran, bir gün orucun
hikmetini anlar, mesela mis parfüm dökünenin bile yanina varsan, en
azindan sendede mise ve güzel kokuya karşi bir sevda başlar, sende misci
kokucu temiz birisi olmaya başlarsin,

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem

“Müminin yanina varan hicbir şeyinden istifade etmesede en azindan misk kokusundan istifade eder.” buyurdular.

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem

“İyi kimselerle arkadaşlık yapan güzel koku satanın yanında bulunan ve o güzel kokudan istifade eden birine benzer.” buyurdular.

“Temiz, faydalı iyi bir arkadaş, misk satan kimseye, kötü
arkadaş da körük sallayan bir demirciye benzer. Misk satan kimseden
sana zarar gelmez, bilakis ondan misk satın almak veya koklamak
gibilerle yararlanabilirsin. Demirciye gelince, elbiseni yakmak veya
kötü bir koku allmak gibi ancak zarar alırsın.”

(İmam Suyuti; Camiu’s Sağir Ve Tercemesi / Üstün Ahlak)

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

“Kişi arkadaşının dini üzeredir. Kiminle arkadaşlık yapıyorsunuz ona bakın.”

o şinasi gibi şiircilerin ve, şeytanin ilham verdiklerinin
yanina gidersen sende şiirci cikletci baybaloncu olursun. berber ciragi
berberlige, dökülen saclari süpürmekle başlar, ve sonra usta traş
ederken traş ettiklerine baka baka, bir gün eline makas gecince, birde
deneme tahtasi bulursa, kalfaliga yükselir, ve artik yerleri süpürmez,
yeni cirak süpürür yerleri, sonra kalfikdanda gecip, usta dükkanda
yokken dükkana bakmaya başlayinca, ustaliga cikar, ve birgün gelen
müşteriler beni o ciraklikdan yetişen ahmet usta mehmet usta traş etsin
demeye başlarlar, ordanda gecince bir gün olur kendi dükkanini acar.
öyleyse iyilerle bereber olmak insani usta yapar. hemen ilk iki günde
usta olunmaz, belki önce yerleri süpürmek gerekebilir amma, sabredip
başaran usta olur. bizim ahmaklar gibi olursan, motoru icad edenlerle
birlikte olup motor yapmasini ögrencegine, gider şeytanin aylak
ahmaklari ile olursun, ve neymiş kahvede galatasaray fenerbahce kavga
edersin, o mac seyretmeye gidenlere, gel birde cemiye gidelimde, orda
bagirdigin gibi salavat getirelim, tekbir getirelim desek, on tanesini
bulamazsin, salavatida pisirik pisirik okur, tekbire dili varmaz, neymiş
utaniyormuş. lan daha demin galatasaraya gol atti diye, fenerbahceye
sahada küfür tezahürü yapiyordun, bagira bagira tekbire gelincemi
utancagin tuttu. işde bizim müslümanlar, iman itikad ilim akil yerine,
ciklet spor şiir dizi sinema secenler, birde bunlar cennet beklerler.
hani gecen bayram namaz kildiya ona o namaz bir sen yeter kayri cennetin
bir köşesi onundur gayri.hani gecen bayram kurban kesdiya, işde tamam
sirattan onunla gecivercek artik, vaaaay vay, ahmakligin ucu bucagi yok,
bunlarla bizi uyuttular şimdiye kadar. yani sacmalik akima kapilmakdir,
iyilere kapilan iyi sacmalilkar yapar, kötülere kapilan kötü
sacmaliklar yapiverir, sacmalamak kapildigin akimdan dolayi yaptigin
istem dişi hareketlerindir, senin olmayan hareketlerdir. asil olan akli
başinda bilincli hareket etmekdir. ne iyilerin ,ne de kötülerin akiminda
kumandasinda hareket etmekdir, özünü bulup özündeki iyiligi ortaya
cikarmakdir. iylerle beraber olunca sende özündeki iylige yani nefsine
ve rabbine erersin, sendeki rabbini bulunca, Allah senin özüne, mayana
ne saklamiş onu bulur, o cevheri zahir edersin.

ve reklamlarda Tokai cakmagi reklam ederken diyorki: cakar
cakmaz cakan yani yaniveren cakmak diyor. ve dedikki zeker demek sirat
köprüsüdemek erkek ile kadin arsindaki köprü demek dedik. ve

ilyas aleyhisselam ile idris ve hizir aleyhiisselamlar, işde
farkli cakmaklar, farkli zekerler. ve ilyas cennete girince bir daha
cikmaycan demiş. yani cakar cakmaz cakan cakmak vardirda, işde ilyas
cakmagi demekde, rahme dahil olunca, daha bir daha gidip gelmesi
gerekmeyen, ve yani sürtünmeye ihtiyaci olmayan zekerden ve rahimden
olan , ateşli kadin ve erkegin cocugu, yani girer girmez patlayan tüfek
gibi. ve ikinci olrak zekai veya zekair demek veya zülkarneyn demek işde
aklina bir şey düser düşmez onu anlayan kavrayan akil demek, yine Allah
Basir dir yani bakar bakmaz hemen herşeyini görüp biliveren göz, yani
göze o işik girince göz basiret ile göremn göz olur yani bakar bakmaz en
incesine kadar görür, hem zahirini, hem batinini hem atomlarini görür
hem fiziki bedenini yani, hani matrix filminde en son bölümde neonun
gözleri kör olunca, bu sefer onun gözleri öyle bir göz oluyorki artik
batinini görmeye başliyor ya, yani enerji boyutunu görmeye başliyor ya,
yine Alah Baki dir yani var olupda birdaha yok olmayacak olandir, artik
digerlerinide siz tefekkür ediniz.

ve atalar demişki testide ne varsa dişina o sizar, pekmez varsa
pekmez, su varsa su, katran varsa katran , yani testisine iyi şeyler
dolduran namaz abdest oruc sevgi ihlas gibi sevgi saygi güzel ahlaklar
gibi, yanina yöresinede onlari ögretir gösterir. o testi su testisi
oldugu gibi, erkegin testisleri, yani husyesinede iyi tohumlar
dolduranin, iyi soyu, iyi has cocuklari olur, iyi cocuklara baba olur,
kötü tohumlar dolduranin da kötü cocuklari olur yani kötülere baba
olur.veya kötü fiillerin amellerin babasi olur, onun elinden kötü
fiiiler dökülür.

Rabbim iyilerle beraber olup, testisine iyi şeyler dolduranlardan eylesin, mehdi ve cemaatini.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 14 Nisan 2015 Salı

Original Kar © glan

Author: Raşit Tunca