Mehdi ve Noah Dede Aşı Aşura – ibrahim Sofrasi ve Halil Bereketi (Kar©glanin 6 Eylül 2015 Vaazi)

Mehdi ve Noah Dede Aşı Aşura – ibrahim Sofrasi ve Halil Bereketi

(Kar©glanin 6 Eylül 2015 Vaazi)

8 Muharrem 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ


Sadakallahul Aziym Saff Suresi 1 – 2 – 3. Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), ve huvel âzîzul hakîm. Yâ eyyuhâllezîne âmenû lime tekûlûne mâ lâ tef’alûn. Kebure makten indallâhi en tekûlû mâ lâ tef’alûn.

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir En Yüksek Karar Merciidir.
Ey iman edenler! Yapmadığınız Tadmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz ögüt veriyorsunuz?
Allah’ın katında Yapmadığınız Tadmadığınız şeyleri söyleyip birde ögüt vermekten daha büyük Terbiyesizlik yokdur.

Sadakallahul Aziym Saff Suresi 1 – 2 . Ayetler
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَى نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلاَ تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ

قَالَ سَآوِي إِلَى جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاء قَالَ لاَ عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللّهِ إِلاَّ مَن رَّحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ

—–

وَنَادَى نُوحٌ رَّبَّهُ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ابُنِي مِنْ أَهْلِي وَإِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ الْحَاكِمِينَ

قَالَ يَا نُوحُ إِنَّهُ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ إِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ فَلاَ تَسْأَلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنِّي أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ


Sadakallahul Aziym Hud Suresi 42-43 – 45-46 . Ayetler

Ve hiye tecrî bihim fî mevcin kel cibâli ve nâdâ nûhunibnehu ve kâne fî ma’zilin yâ buneyyerkeb meanâ ve lâ tekun meal kâfirîn
Kâle se âvî ilâ cebelin ya’sımunî minel mâi, kâle lâ âsımel yevme min emrillâhi illâ men rahim(rahime), ve hâle beynehumâl mevcu fe kâne minel mugrakîn.
—–
Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va’dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn.
Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlike, innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes’elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn.

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
—-
Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”
Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir (onun amelide niyetide bozukdur). O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.

Sadakallahul Aziym Hud Suresi 42-43 – 45-46 . Ayetler


—oOo—

عن عمر بن الخطاب رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول(إنما الأعمال بالنيات وإنما لكل امرئ ما نوى فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله فهجرته إلى الله ورسوله ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة ينكحها فهجرته إلى ما هاجر إليه) متفق عليه

Mü’minlerin emîri Ebü Hafs Ömer ibni Hattab radıyallahu anh, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resülü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resülü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”

( Hadis-i Şerif , Müttefegun aleyh, )
(Buharî, Bed’ü’1-vahy l, İman 41, Nikah 5, Menakıbu’l-ensar 45, İtk 6, Eyman 23, Hiyel l; Müslim, İmaret 155. Ayrıca bk. Ebü Davud, Talak 11; Tirmizî, Fezailü’l-cihad 16; Nesaî, Taharet 60; Talak 24, Eyman 19; İbni Mace, Zühd 26)

Allahümme Salli ala Muhammed Saadikul Veadül Emiyn
Allahümme Salli ala Mehdiyyul Müntezar Evladu bin Muhammed ESSaadikul Veadül Emiyn.
Allahümme Salli ala Ehli Beytihim
Yolculugumuza başliyoruz :



Allah Dostlarinin Büyükleri Yapmadiklari bir ameli bir
sünneti tavsiye etmekden cekinmişler
ve yukardaki hadisde ve ayette gecdigi gibi kişinin amelini fiiliyle teyit
etmesi gerekir, ve fiilller ise yani yapilan ameller ise, niyetlere göredir. ve
salih bir niyeti olanin ameline, salih amel denilir. Yani kurtaran bir amel ,
kurtaran ammeller neyi kurtaracak, mesala nuhun oglu Kenanin ameli kenani kurtarmiyan amelmiş ve rabbim diyorki o
senden ve ehlinden degil, onun ameli salih amel degil diyor yani niyeti bozuk onun diyor. Peki niyet bozuklugu nerden meydana gelir . Bir düşüncenin ernerji olarak sende, beyninde ceryan haline gelmesi,
oluşmasi demek, onun enerjisi olcak olan yiyeceklerden gecer degilmi, o
yiyecekler senin vücuduna girmezse senin beynin onu tefekkür edip düşünemez ve hal böyle olunca, birinci sebeb yediklerin seni ya kurtaran bir amele götürür, yahut helak eden bir amele götürür, yani
helal yiyen, şüpheli yiyeceklerden kacinan sakinan birisinin, sözüde fiilide helal ve hak söz ve fiil olur, amma yine tehlike var, eger diş sebebler, arkadaş ve cevre bozuksa, onlarda seni yaniltir, hani bir adam gurbettedir
memleketine gider gelir, ne var ne yok memlekette diye gelince, diger hemşehrileri sorar o adama. O adam kahve adami oldugu icin, herkes iyi der, kahvede eglencede der. Bu sefer dindar bir hemşehrileri gider gelir, ona sorarlar, o da derki herkes camide namazda kuranda dinde diyanette der, yani onun arkadaşlari dindar kimseler ve cami ehli oldugundan o onlari gördü bildi, öbürüde kahve cemaati oldugu icin, digerlerini gördü ve bildi.
ve işde cevre senin amellerine tesir eder, „bana arkadaşini söyle, sana kim oldugunu söyliyen“ demiş atalar.
Peygambermiz buyurdu

اَلرَّجُلُ عَلَى دِينِ خَلِيلِهِ.
“Kişi, arkadaşının dini üzeredir.”
(Hadisi Serif, Ebu Davud, 4333)


Ve kuranda Rabbimiz der ki

Esteuzubillah


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.
Meali:
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve
doğrularla beraber olun.

Sadakallahul Aziym Tevbe Suresi 119 . Ayet

Peygamber Efendimiz de hadis-i şeriflerinde şu tavsiyelerde
bulunmaktadır:

“İyi arkadaş yalnızlıktan, yalnızlık da kötü arkadaştan
hayırlıdır. İyilerle dost olan, misk satanla beraber olan gibidir. Onun güzel
kokusu diğerine bulaşır. Kötülerle beraber olan da demirci çırağı ile beraber
olan gibidir. Onun kiri de diğerine yansır.”
(Buhâri, Zebaih, 31, Buyû’, 38; Müslim, Birr, 146; Ebu
Davud, Edeb, 16)

“Kişi dostunun dini üzeredir. O hâlde kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin.”
(Tirmizî, Zühd, 45)


“Kişi sevdikleriyle beraberdir.”
(Buhârî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50, Da’avat, 98 )


“Mümin müminin aynasıdır.”
(Ebu Davud, Edeb, 49)


“Müminler bir binanın tuğlaları gibi birbirini destekler.”
(Buhârî, Mezâlim, 5, Salât, 88; Tirmizî, Birr, 18 )

—oOo—

Bu hadis ve ayetler bize cevre faktörünü gösteriyor, ve ücüncü sebeb ise
Kişinin saidlerdenmi yoksa şakilerdenmi oldugudur, mesela saidlerden olan birisi, yani mesala eti sütü yenen bir hayvan olan koyun, koc, inek, dana gibi iyiligi ve faidesi belli olanlar vardir, yani inege kötü hayvan denemez, tabi bazen kalaklayabilir amma, o onun fiilidir, fakat onun kalakliyor olmasi, sütünün icilmeyecegini etininde yenmeyecegini göstermez. Öz olarak iyilerdendir. Fakat muzur hayvanlar ise, zarari aşikare belli olanlar, yani zararli mikroplar, yine bir timsah, zararindan emin olamazsin, yine bir yilan zararindan emin olamazsin, yine aslani on sene terbiyet et, onbirinci sene seni yiyebilir, yine diger vahşi hayvanlar gibi cibilliyatta olanlar, işde fitraten kötüdürler, bunlari iyi edemezsin, bunlar terbiyet olmaz, ve kenan icin rabbim o senden degil diyor, peki o zaman kimden o, tabiki ya ruhen nuhun karisina tasallat eden şeytanin cocugu, yahutta pis ruhlarin birisinin tasallutu ile dogan cocuk, yine havva annemizin hakkinda, iki havva vardi birinci havvayi şeytan kandirdida, işde Allah ikinci havvayi yaratti, ve birinci havvaya „Lusi“ diyor bazi kabalacilar ve yahudiler. ve hal böyle olunca işde, Hz Adem kabeyi yapti, ve onun icinde korudu havvasini ve soyunu sülbünü, daha önceki havvayi koruyamamiş herhalde, ve cinlerden ve şeytanlardan birisi tecevüz etmiş demekki, ve yine havva annemiz öyle korunmuşken peki katil Kabil, temiz saf Adem soyu sülbü olabilirmi, hayir oda yine ademden degil,

Esteuzubillah
حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ
Hûrun maksûrâtun fîl hiyâm, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân, Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Meali:
Onlar, evlerine gizlenmiş kusursuz hurilerdir.O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Sadakallahul Aziym Rahman Suresi 72 – 73 – 74 – 75. Ayetler

Ve bu ayet gösteriyorki ancak cennetteki cennetliklere ikram olarak öyle dokunulmamiş eşler var , amma dünyada demek olurki cinlerde dokunup cocuk dogurtabilirmiş ve onlarin eger pis ve kafir olanlari dogurtursa, pis kafir imansiz ve itatsiz cocuk ve insanlar dogar, yani Kabiller ve Kenanlar dogar, iyi ruhlardan iyi cocuklar dogar, yani elma agaci elma verir, elma agacini bozmadikdan sonra, elma agacinda zakkum bitmez degilmi güzel insanlar, ey mehdi cemaati. Kabil ve Kenan gibiler bizden olanlar degil onlar icin rabbim, o senin ehlinden degil diyor Hz Noah peygambere, işde onlar pis ruh ve şeytanlardan olan cocuklar, Allah geceyi yaratti, gece gündüzü ittire ittire taaa en uzun oldugu 21 Araliga kadar varir, ve 8 saat gündüz 16 saat ise gecedir, ve ondan sonra artik gücü biter ve yorulur, ve artik ondan sonra Allah gündüze güc verir, ve gündüz geceyi ittire ittire taaa 21 hazirana kadar varir, ve bu sefer 16 saat gündüz ve 8 saat gece kalir. aydinlik ve nur parlakdir, bilgi acik fakihdir, zulumet ve karanlik ise, kendi icine cekilmişdir, ve mevsim yazdir sicak ve güneşlikdir. oysaki kışın gecenin dibine vurunca, mevsim kış ve sogukdur, ve gecenki marziye makamindan bahsederken dedikki işde, soguk ile terbiyet olcak olani ,aclikla terbiyet edemezsin. öyleyse soguk zaman dogumlu birisi icin demek olur ki, biz güneşden uzaklaştigimizda dogan birisi, ve güneşden uzak olmak demek soguk ve karanlik demek, ve onlarin terbiyesi işde soguk ile, onlar soguk ile barid cehennem ile terbiyet olurlar, yine yazin doganlar, bu sefer ateş ile terbiyet olurlar, yani demek olurki, iki zit kutup, yaz ve kiş, yani soguk ve sicak, ve demir işlenmek icin isitilir, ve isinan demir işlenip yararli hale getirilir. ve fakat işlendikden sonra ise, celik olabilmesi icin, hemen soguk suya bandirlir ve soguk ile yeniden hizla sogurki, işde sert ve dayanikli olabisin. yani icine, demirin icine rahmet su katmak, şeytanlarada, ‚Allahin rahmet etmesi, demire su verilmesidir. insanin Rabbi Allahda, şeytanin yaratani ve rabbi başkasimi, hayir onuda yaratan, yine o, ve O nun rahmeti işde demirede su verilebilcegini gösteriyor. yani onlar soguk suya maruz birakilinca işde eski sertligini kazanip yeniden işe yarayan, bir bicak, keser , cekic gibi alet oluverir.

Enbiya
suresi 21. Sure ve demek olurki, bize
bildirilen 21 tane büyük Nebi var, ve
fakat toplam olarak ise enbiya suresi 112 ayet, ve toplam 112 Nebi var ve
nebiler ve peygamberler işde, Allahin
kendilerine ilim ve hikmet verdigi kimselerdir. ve herbirisi bir meslegin babasidirlar,
o meslek, o peygamber ve nebisinden ögrenilmişdir ve demirin nasil işlencegi, Davud
aleyhisselama verildi, ve ona malum oldu, ve Davud aleyhisselamdan ögrenildi, ve şeytanlarin ve cinlerin nasil adam
edilcegide ancak, Hz .Süleyman aleyhisselamdan ögrenilebilir.

—oOo—

Ve Aşura aşi
Mehdi aşidirki omnun zamaninda Kurt ile kuzu birlikte gezecek ve ceşitlilik ve
güzellik tatlilik onun aşi olcak, yani aşura aşi et aşi degil amma, icinde bir
parca kurban kavurmasida var, yine aşura aşi nohut aşi degil amma icinde nohutta
var, aşura aşi findik ve ceviz aşi degil
amma üstne birazde ceviz findik serpilir, aşura aşi bugday aşi degil amma icinde bugdayda var, yine aşura
aşi hurma aşi degil amma icinde biraz
hurma var demişdik, ve demek olurki Hz Mehdi ve onun zamaninda ve hukukunda ve
hükmünde kedi ile köpek, at ile insan, insan ile cin, cin ile şeytan bile, bir yere
sahip. ve Allah abes iş ile iştigal etmez, ve onlari yaratan O oldugu gibi, onun hukukunda onlarin hepsinin sebebi ve
yeri ve faydasi veya zararlari vardir , ve bazilari geceyi sevmesede, winteri sevmesede, gece vardir, winter vardir,
ve canlidir. ve onun yaratilmasinin sebebleri hikmetleri ve hayatimizda ve
kainatin hayatinda bir yeri yurdu ve zamani mekani vardir, ve öyle olunca ne
almanin ingilize bir üstünlügü, ne kürdün Türke bir üstünlügü vardir ve

muhammedin sözü ile:

“Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve
Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü
yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur.
Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takva bakımından biri
diğerine üstün olur.”

(Ramuz-İbni Neccar)

“ Ey
insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle
tanışmanız için sizi halklar ve kabileler ( şeklinde ) kıldık. Şüphesiz, Allah
katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. “


Kur’an-ı Kerim / Hucurat Suresi 13

Bak ey Eba Zerr ; şüphesiz ki sen takva
ile üstün olma durumun hariç, kırmızı ve siyah insanlardan hayırlı değilsin. }

Kaynak:İbni Kesir : 13.c.7421.s

Ey ahmak
kürtler, ne özerkligi ne ayriligi ne gayriligi, Allah bizi Türkleri, yani bizim hamurumuzun yanina sizi koymuş, yani mesela hani
bazi ekmeklerin üstüne keten tohumu veya susam veya cörek otu serpilir ya, işde
öyle birşey. Yani yine bir misal ile, tirnak bir bedende olunca güzel ve canli ve
faydali, tirnagi parmakdan kesince, onun adina cöp deniyor, ve artik bir işe
yaramyior, hatta birde zararli, yalnişlikla yutar falan edersen, seni onu bunu hasta eder,
yani yine sac bir bedende ve kafada iken güzel, ve faydali ve canli , kafadan
kopup aşin icine düşünce mide bulandirici degilmi? o zaman siz daha niye iki
ahmagin agziyla özerklik ayrilik
türküsü cekiyorsunuz , ahmakligin lüzumu yok ey kürtler, biz birlikteyiz, ve
birlikte bütün olarak kalacagiz, siz bizden ayrilip kopunca ancak cöp ve zararli
mide bulandirici olursunuz, ve o yüzden aklinizi başiniza toplayip, mehdinin
cok ceşitlilik icinde vahdet sirri, ve aşura aşinda yerinizi muhafaza ediniz.
eger o aşdan ayrilmak istiyorsaniz, varin kiyamete kadar yüz üstü sürünün. Ve yarin degil öbür gün bizim hesap ile Aşura günü ve yarin akşam aşura akşami ve yarin oruca kalkalim inşallah ve akşamdan bugdaylari nohutlari
islayalim, ve sabah elinden gelenler aşura pişirsin ve mehdi aşkina yenip
dagitilsin.

—oOo—



Bu gecen Pazar günü Isaviller ve Musavilerin
yortusu olan şükran günü ve gecesiydi, yani isavi papazlar tarafindan Avrupada
ekim ayinin ilk pazari ernte dank fest olarak alinmiş yani ne demek

“ersten Sonntag im Oktober Erntedankfest” Rabbimize Şükran gününüz ve geceniz Kutlu
olsun isaviler ve musaviler bizde hayat gece basliyor, ancak
uyanabildik,”Happy Thanksgiving Bayraminiz -Ernte Dank Festiniz –
Rabbimize Şükran gününüz ve geceniz Kutlu ve Mutlu olsun”
dedik facebookdan,


ve Happy
Thanksgiving günü hindi pişirip hep birlikte yeme günü degil, ordaki hindi
bütün kesip yedigimiz hayvanlari temsil eder. ve bu hal ile Happy Thanksgiving
bayrami o sene icinde ekilip bicilen ve yetiştirip kesdigimiz ve soframiza
gelen bütün hayvlanlara yiyeceklere giyeceklere ve bineklerimize,
yaptiklarimiza, o sene icin teşekkürlerimizi Rabbimize sunma gecesidir. elbet
bunu bilenler bilincli ve şuurlu olarak yapmakdalar ve bütün aileyi bir araya
toplayip, ailecek rabbimize, verdigi nimetler icin şükretmek, herhalde islama
yabanci bir bayram olmasa gerek degilmi ! ve muhammed nasil yahudi birisinin,
aşura günü oruc tuttugunu görünce, musa bize vallahi sizden daha yakindir deyip
ümmetine o günü oruc tutmalarini emrettiyse, kimden ögrendi bir yahudi dindar
adamdan, öyleyse rabbimizin bizzat kuranda bildirmedigi, ve fakat diger
peygamber hazeratlarina bildirdigi, güzel şeyler ve bayramlarda varmiş. işde
şükran günüde bizim aşura günümüz gibi, rabbimize teşekkür etme, verdigi
nimetleri anip, onu rahmetini bereketini yad edip, teşekkür etme gecesidir. ve
bizde muhammedin yolundan gidip müslamanlara Tavsiye ediyoruzki: vallahi bu
adet müslamanlara diger din kardeşlerimizden daha cok sevimli olup yapilmasi ve
tatbik edilmesi gereken, ve diger ümmetlere verilmiş güzel bir ögreti ve
bayramdir .müslümanlik güzel olan hicbirşeyin karşisinda olmaz. o yüzden bu
günü kutlayan ve kutlaycak olan, ve bütün diger din mensubu kardeşlerimizin, ve
bundan sonra senenin sonlarinda bir günüde Rabbimize verdigi nimetler icin
teşekkür gecesi kabul edip, ailesini bir araya topayip kutlaycak, ve rabbimizin
o sene verdigi nimetleri dile getirip, yad etmek ve rabbimizi sena etmek gecesi
kabul etcek mümin kardeşleerimizin, şükran gecesi kutlu mutlu ve birlik ve
bereberlik gecesi olsun .

Ernte dank fest takvimde gezici bir bayramdir, neden
derseniz bizde şimdi kabak hasatina girdik, amma düşünün brezilyayi avustralyayi,
afrikayi, onlarda daha bahar başliyor, onlar kiraz hasat etcekler degilimi? ve öyle olunca dünyanin her ayina ve her
gününe rastlayabilir bu bayram, ayni Ramazan gibi gezici ve canli , ve şükran gecesi, yani şükran
arapca rabbimize teşekkür günü demek dir.


Teşekkürler Rabbimiz bir sene boyu bizleri, yedirdin,
icirdin, doyurdun, giydirdin, ve gidecegimiz yerlere ulaşmamizi, hele bu
zamanda en kolay kilip yerlerimize vaaz ettin (ulaştirdin), hamd ve senalar,
teşekkürler, şükranlar, kullarina Rahmeti bol padişah olan Allahadir. Şükran
geceniz Mutlu olsun ey Mehdi cemaati.
ahirzman ümmeti. ve öyle bir cakişdiki bizimde, aşura günümüz bu aya geldi bu
sene ve cifte bayram oldu, ve sizde bizim aşuramizi alin, bizde sizin şükraninizi
alalim, ve soframiz ibrahim sofrasi olsun, ve rabbim gelecek seneki vercegi
nimtleerine Halil bereketi versin. daha dogrsu hicri yeni yila girdik bu yeni senede,….

ey Mehdi askerleri, Allaha dost ve Halil olmanin
yollarini arayiniz.


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


”Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! ‘

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

–OoO–

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 06 Eylül 2015 Salı

Original Kar©glan

Author: Raşit Tunca