Cennet Ekip Cennet Bicmek (Kar©glanin 28.04.2015 Vaazi)

Haydi Dikiltip Can Vermeğe, Haydi Karanlıklardakileri Aydınlığa Çıkarıp Diriltmeğe Can Vermeğe

(Kar©glanin 28.04.2015 Vaazi)

13 Receb 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الله لا إله إلا هو الحي القيوم

–oOo–

إن ربكم الله الذي خلق السماوات والأرض في ستة أيامٍ ثم استوى
على العرش يغشي الليل النهار يطلبه حثيثًا والشمس والقمر والنجوم
مسخرات بأمره ألا له الخلق والأمر تبارك الله رب العالمين

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 255 – Araf Suresi 54

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 255

–oOo–

İnne rabbekumullâhullezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti
eyyâmin summestevâ alâl arşı, yugşîl leylen nehâre yatlubuhu hasîsen veş
şemse vel kamere ven nucûme musahharâtin bi emrihi, e lâ lehul halku
vel emr(emru), tebârakallâhu rabbulâlemîn(âlemîne).

Sadakallahul Aziym Araf Suresi 54

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Haydır (Diridir Canlıdır), kayyumdur (Yeniden dirilebilendir, Canlanabilendir)

–oOo–

Semaları ve arzı altı günde yaratan, muhakkak ki sizin Rabbiniz
Allah’tır. Sonra arşa istiva etti. Gündüz, onu süratle talep eden
(takip eden) gece ile örtülür. Ve güneş ve ay ve yıldızlar O’nun emrine
musahhardır (boyun eğmişlerdir). Yaratma ve emir O’nun değil mi?
Âlemlerin Rabbi mübarektir, şanı yücedir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

عن عمر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ((
من دخل السوق فقال لا إله إلا الله وحده لا شريك له له الملك وله الحمد
يحيي ويميت وهو حي لا يموت بيده الخير وهو على كل شيء قدير كتب الله له ألف
ألف حسنة ومحا عنه ألف ألف سيئة ورفع له ألف ألف درجة ) )* الترمذي

–oOo–

Ebû Zerr (ra) anlatır ki: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:

“Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak,

konuşmadan önce on kere

“Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü

Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve huve hayyun lâ yemût, biyedihil hayr,

ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”

Anlamı:

“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur.

O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur.

Hayatı veren de Odur, ölümü veren de Odur. O, kendisine asla ölüm

ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir.

O her şeye hakkıyla kàdir dir.derse

kendisine onlarca sevap yazılır,

on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden

emin ve emniyette olur, Şeytan’dan korunur ve o gün hiçbir günah

ona ulaşarak amelini iptal etmez”

(Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Müslim, Zikir:

28, 30, 74, 75, 76; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Nesâî)

Allahu hayyun haligun adlun ganiyyun Haadiyen ve Salli Allahu
aleyhi ve Selleme Muhammedu Ahmedu Mahmudu Hamidu Emin bil Cebrail, ve
Aalihi vesahbihi ve selllem.

Yolculuğumuza Başlıyoruz.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellem hazretleri buyuruyorlarki “ Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz “Lâ
ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî
ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr ve hüve alâ külli
şey’in kadîr”.

Manasi:

“Allah’dan başka ilâh yoktur, O birdir ve dengi, ortağı yoktur.
Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. Diriltir ve öldürür. Kendisi ölümsüz
hayat sahibidir. Hayır O’nun elindedir ve O herşeye muktedirdir”

Ezan ve kamette dedigimiz “hayyalessalah ve hayyalelfelah” ne demekdir?

“Hay” demek hayat vermek can vermek demekdir. “salat” demek
yani insan iskeletine verilen isimdir yani omurilige verilen ismdir, ve
bunu şimdiye kadar namaz diye yorumlamişlar. halbuku namaz ile yeni
dogacak iskeletine can vermek demekdir. yani iliklerin icindeki meni
üretimi demekdir. haydi iskelete can vermeye, yani yeni cocuk yapmaya
demekdir. cünkü burun nefes alarak kendi kendimize can verir, oysaki
erkek zekeri yeni cocuk tohumu atarak, toprakdan cikan elmaya bibere
yeniden can vermiş olur. ve saga dogru döneriz bu dünya ya salih olarak
geleceklere can vermeye diye cagiririz, ve sola döneriz, bu dünyaya
gafil olarak gelecek olanlara karanlikdan aydinliga cikcaklara can
vermeye diye cagiriz. ve namazimiz işde o biberin dometesin ruhu cani
oluyormuş yani. yani işde o biber dometes bedende meni haline dönüyor
demekdir. vücut fabrikasinin salih tohum, veya müfsid tohum, veya hasid
veya habis tohum ,,, üretmesi demekdir.

Allah hayyun haligun, yani kainati alemin haritasi insan
bedeninde, iki yer hay edicidir, yani can vericidir, yani gecen haftaki
vaazda dedigimiz iki yer, ucu iki kikirdak cinsi yer, yani birisi
kikirdak kemikden olan burun, digeri erkeklerin zekeri, kadinlarin
klitorisi.

yani birisi kendi bedenimize hayat enerjisi verir digeri
yumurtlamamizi yani cogalmamizi saglayan yerler, yani biri kadindaki
biride erkekdeki yer. yani Allahu hayyun dur, ve haligundur. ve ayetel
kürside gecen kayyumdur: yani ölsede
yeniden dirilen, yani isa kuvveti, ölüncede kendini diriltebilen kuvvete
sahip olan Allah, kayyyum olan Allah. yine Allah la yemutu olandir,
yani hic ölmeyen veya baki kalan, herkse ölsede o diri kalabilen Allah
kuvveti, yine Allah zahirdir: yani bütün görünen herşey, yani işigi kendinden olan, veya işik alip işik yansitan cinsi herşeyde o var. yine Batın olan Allah:
yani görünmeyen herşeyde o var, yani amma gözle görünmeyen, amma
cibilliyati karanlik tabiatli gece tabiatli herşeyde de o var. yani
Ezzahiru Allah, el Batinu Allah, hem iyilerde o var, hemde senin benim
onun kötü sandigimiz karanlik şahislardada o var, yine el Evvelu Allah: yani herşey onunla başlar, yine el Ahiru Allah:
yine herşey onunla biter dedik, ve burada kaintai alemin haritasini ele
alirsak insanin en sivri ve ileri giden noktasi burun ve zekerdir, ve
burun devamli ilerde, fakat zeker ise, yeniden hayat verecegi zaman
ileri dogru atilir ve ileri cikar, ve birde bir füze yani, meni diye bir
tohum firlatirki, oda dahada ileri gitmemizi saglar, yani kainati bir
ileriye taşimak, yine bilgileri bir ileri ilerletmek, ve her bilgi dünde
ise, eskidir. Bilgi, bugün ve yarin daha ileri taşinmiş ve taşincak
olandir.ve Meni ve DNA burda göreve girip, en son bilgileri icine
kopyalar, ve bir ileriye dogru firlatir ki, ve ordan dahada ileriyi
görerek, bizler dahada ileri bilgi ile, Allah in müsade ettigi yere
variriz, ilmde ve bilimde yani.Yani Allahi bilme yolculugumuz, her dogan
cocuk, ve her atilan meni ile ve kadin yumurtasi ile, bir ileriye dogru
daha adim atmiş olur. El ilmu (Alimu) Allah: yani Allah Bildigir, ve bilmekdir ve bildiklerimizin tamamidir.

insandaki bilgi beyinde, ve beyinin tek yakiti şeker, ve beyine
şeker icdenmi gider, yoksa dişdanmi dedikmi, yani icden gidecegi zaman,
mide ve aygitlarimiz, ekmekde yesen, peynirde yersen ye, hepsini şekere
cevirelebilcek bir yetki ve yapiya sahip. o zaman bedendeki en önemli
yakit akimi, beyne dogru ve, vücudun salahi islahi, iyi durumda olmasi,
beyne bagli. Beyin calişdikca, ve onun yakiti ona aktikca, insan bedeni
saglilkli yani. ve o yüzden bedenin icine giren herşey, ihtiyac halinde,
isterse bu bir lastik don olsun, şekere döndürülebilcek yapidadir. ve o
yüzden icden beyine şeker gitmesi böyledir.Tamam o zaman , bilgi
şekerde sakli dersek, bu sefer gercek şeker pancara variriz, ve o zaman
bilgi pancarda sakli deriz. veya peynirde ekmekde vücutta şeker
olabiliyorsa, bilgi peynir yapilan sütte otta deriz. ot veya pancar
,güneş olmadan ne pancar nede ot olamaz. Bu sefer bilgi pancarda degil,
güneşde sakli deriz. ve güneş yani, iki cihanin “bu dünyaninda
ahiretinde güneşi Muhammed mustafa sallallahu aleyhi ve sellem” o zaman
bilgi muhammedde sakli deriz. ve yine dedik ki “her dogan islam fitrati üzre dogar, ve sonra ana babasinin dinine döner”
hadisi mucibince o zaman bizler hepimiz muhammed parcasi yani,
güneşimizin parcalari olarak dogariz, amma o zaman bizim tamamimiz
güneşi ve, diger güneşleri oluştururuz. Bugün bilim “bigbang” “ilk
patlama” diye bir variya vardiysa, o zaman güneş merkezse, bütün diger
güneşler ve gezegenler gaz bulutlari, aylar ve seyyareler, hepsi bu ilk
güneş parcasinin parcalari. ve böyle olunca, muhammed ilk yaratilan, ve
varolan Allahin varliga cikardigi ilk işik, ve o patlama ile bu işik,
bir ileri bir ileri gitdi ise, o zaman bizlerin tamaminda bilgi sakli,
amma bizler tek başimiza bilginin cüzi miktarina sahibiz. Hepimiz geri
dürülürsek ve toplanirsak, o ilk bigbang bilgisine varabiliriz. ve
insandaki tohum meni, işde o dürülmenin gercekleştigi yer, ve onun
tilsimi, DNA zinciri ve DNA da bütün bilgi sakli, amma her DNA farkli
bir kombinasyon oluşturmuş, böyle olunca bütün olan muhammed, ve onun da
icindeki bilgiyi aciga cikaran Allah, bilginin kaynagi. ve “Allah
alimdir” veya “ilimdir” ve bütün bilinenlerdir. ve hepimiz onun ve
bilginin bir parcasiyiz. sen sendeki bilgiyi “alim olan Allah” bilgini
bul, ve onu zahir et aciga cikar ey insanoglu. yani ice dogru yolculuk
işde burda, DNA aya girip, ordan taa “Alim ve ilim olan Allah”
bilgisinin sendeki kombinasyonunu bulmaya kadar gider yani. ve güneş
Toplam hepimiz isek, bizlerin amelleri, ya güneş işigi olur, yada
güneşin önünü geren kara bulutlar olur.

—0=0—

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَّسُولًا يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِ اللَّهِ مُبَيِّنَاتٍ
لِّيُخْرِجَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ
الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ
صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ
خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ اللَّهُ لَهُ رِزْقًا


Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne
âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû’min
billâhi ve ya’mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru
hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).

Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Meali:

Size Allahin kevn i ayetlerini ortaya koyan, ve inanip iyi
ameller yapanlari, karanliklardan, yani yerden toprakdan, yeniden
aydinliga, dünyaya cikarcak olan bir rasül gönderiyoruz (ki o Hz. Mehdi
aleyhisselamdir), sizden her kim ona ve Allah a inanip güzel işler
yaparsa , onlarin mükafati olarak onlari bir kurban a (kurbanda Allah
ugruna kesilen bir kurbanlik hayvana) dahil ederiz, böylece salih olarak
yeniden dogmasi icin, insanlara gececek ete ve kana dahil olmuş olur.
ve o nahr eti (kurbanin Eti) Allahin riziklarinin en güzeli, en
hasenidir, bilirseniz.

Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Yukardaki meal herkesin ayni verdigi kopyeci şakşakci meali degil, bizzat bizim tefsiren verdigimiz mealimizdir.

O yüzden cocuk isteyenler Kurban eti yiyip “Rabli Heb li
minessalihiyn “desinler kismetse onlara bir salih evlat, öncekilerden,
salih amel işleyen bir ibrahim, bir ismail, bir bünyamin yeniden dogup
salih evlat oluverir inşallah. şayet bu kurban bir adak ve akika kurbani
bile olsa yani.

—OoO–

Ve Mehdi Kerameti

ve Mehdinin özelligi kerametinin biriside isminin icinde “R”
olan herkesden bir R cikarabilmesidir. yani cocugu olabilmesi ihtimal
olan herkesden yani isminde r harfi olan anne veya babadan bir “ra” yani
raşid evlat cikarabilmesidir ve o , o “R”cocugun ruhuyla konuşur ve
bunun örnegi: hz zekeriyanin kisir karisi olunca, cocugu olmaz ve
kendiside yaşlanir karisida. ve Hz ZekeRiyya Rabbimize nida edip şöyle
yakarir ” Rabbi la tezerni ferden ve ente hayrül varisiyn” Allahim beni, benim mirasimi devralcak bir evlatsiz birakma
diye. ve Rabbimiz onu ve hanimini mehdiyle, mehdi daha sabi bir
cocukken onlarla görüştürüp, mehdi kerametine onlara cocuk ikram
edecegini haber verince, zekeriyaya cebrail senin bir cocugun olacak
diye gelince, zekeriyya sordu:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا

Sadakallahul Aziym Talak Suresi – 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe eşâret ileyh(ileyhi), kâlû keyfe nukellimu men kâne fîl mehdi sabiyyâ(sabiyyen).

Meali:

Onun veya o dogacak cocugun alameti nedir diye sorunca zekeriyya: Dedi ona cebrail: biz onu

o sabiyi yani cocugu mehdi ile görüşdürdük ve bu olacakdir ZekeRiya. (yani ve mehdi senin icindeki “R” yi yani raşid cocugu cikaracakdir)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌ

Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi – 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun).

Meali:

Muhakkak ki Rabbiniz, iz gününde onlara, herşeyden biraz haber vercekdir.

Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi – 11

—oOo—

Cocuk bilgi ile dogarmi yani “Alim veya ilim” Kalbde Dogar, ve o
bilginin canlanmiş hali, nasil bir proejnin hayata gecirilmiş hali ise,
cocukda önce ruh olarak tasavvur edilir, sonra o dogup hayat bulur.

ve bu konuda tafsili manada: Araba, televizyon , bilgisayar
internet icad edildi amma, araba ve araclar benzinde varsa calişir, yine
gidebilcegi yolda varsa öyle hareket edebilir, ve yine onu sürcek
şoförde varsa gider. Teveziyon ve internet varda, televizyon ve internet
birde yayin varsa işe yarar ve birde onlari seyreden varsa işe yarar.

ve gecen hafta dedikki dün cennet ekenler bugün cennet bicdi,
ve uzatinca ellerini her istediklerini market denen yerlerden, uzanip
alabiliyorlar dedik fakat, böyle olunca herkes cennet ehli olmak ister
oldu, ve köylüde kentlide bende ekmeycen bicmeycen, bende uzanip alcan
dermiş gibi oldu, ve bu nidalari bize kadar ulaşir oldu. halbuki ey
ciftci sen ekmeyecen, o ekmeyecekde, kim ekcek o zaman. sen şeherli
olcan, ben şeherli olcanda, kim köylü olcak peki, sen dahi ekiyon
biciyonda, eger o ektiklerin bictikleirini, alip yiyecek birileri
olmazsa, kime satican, satamayinca elinde cürür gider. ne sen doyarsin
sonra, ne onlar. Bu düzeni Rabbimiz böyle koymuş, birileri cennetlik
olcak, hazira koncak, digerleri biraz calişcak, sonra sen güzel ammeller
işleyince, senin yeni versionun cennetlik olcak, bu sefer sen uzanip
yiyecen, onlarin bile bilmedigi nimetlere erivercen, sonra onlar
calişcak bu sefer, yeni versiyonlarinda belkide yani, cünkü dedemin ne
televizyonu vardi, ne bilgisayari ne cep telefonu, benim ve cocuklarimin
bunlara sahip oldugu gibi, şimdi bizim bilmedigimiz ilim bilim ve
buluşlarda bizden sonrakilerin, cennetliklerinin elinde olanlar olcak.
Birileride, o buluş ve icadlarin bulunmasinda, yapilmasinda,
cogaltilmasinda, ve dagitilip satilmasinda, hizmet edip, para kazanip
karnini doyurcak .birileride o buluşlari kolayca alip faydalancak olan
hazircilar olcak. ve hal böyle olunca neden zekat vermeliyiz deyince
işde birilerinin yaptigi bazi güzel işler onlarin calişip cabalamadan
bir rizka sahip olmalarina sebeb olan ameller işlermiş, yani allah “iman
edip salih amel işleyenler” diye bahsediyor onlar icin kuranda. ve
zekat işde insanin yeni versiyonunun hazir bulacagi riziklari
kolayliklari, şimdiden gönderen gibidir. bu gün zekat verdin ve demedin
fakire: “o da calişip kazansaydi” diye, ve senin yeni dogacak
versiyonuna, cennetine hazir riziklar nimetler göndermiş oldun demkedir,
“insana ancak kazandigi kesbettigi ekip bictigi vardir” zekat ve sadaka eken zekat gibi sadaka gibi kolayliklar bicer elbet tarlasindan.

ve muhammed aleyhisselam dedi ki:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الثَّالثُ والْعشْرونَ : عَنْ عدِيِّ بنِ حاتِمٍ رضي اللَّه
عنه قال : سمِعْتُ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقول : «
اتَّقُوا النار وَلوْ بِشقِّ تَمْرةٍ » متفقٌ عليه

وفي رواية لهما عنه قال : قال رسول اللَّه صَلّى اللهُ
عَلَيْهِ وسَلَّم : « مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ سيُكَلِّمُه ربُّه
لَيْس بَيْنَهُ وبََينَهُ تَرْجُمَان ، فَينْظُرَ أَيْمنَ مِنْهُ فَلا
يَرى إِلاَّ مَا قَدَّم ، وينْظُر أشأمَ مِنْهُ فلا يَرَى إلاَّ ما
قَدَّمَ ، وَينْظُر بَيْنَ يدَيْهِ فَلا يَرى إلاَّ النَّارَ تِلْقَاءَ
وَجْهِهِ ، فاتَّقُوا النَّارَ ولوْ بِشِقِّ تَمْرةٍ، فَمَنْ لَمْ يَجدْ
فَبِكَلِمَة طيِّبَةٍ »

Adî İbni Hâtim’den bir başka rivayetlerinde, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah, sizin her biriniz ile tercümansız konuşacaktır. Kişi sağ
tarafına bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir şey
göremeyecektir. Soluna bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir
şey göremeyecektir. Önüne bakacak, karşısında cehennemden başka bir
şey göremeyecektir. O halde artık bir hurmanın yarısı ile de olsa,
kendinizi cehennem ateşinden koruyun. Bunu da bulamayan, güzel bir söz
ile kendisini korusun.”

(Hadis-i Şerif – Riyazüssalihiyn 141)

Buhârî, Edeb 34, Zekât 10, Rikak 51, Tevhîd 36; Müslim, Zekât
66-70. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 1, Zühd 37; Nesâî, Zekât 63-64;
İbni Mâce, Mukaddime 13, Zekât 28

Buhârî (Zekât 10, Rikak 31, Tevhid 36) ve Müslim’in (Zekât 97)

–OoO–

Yemek yerken, Başkalarinin lokmalarini saymayin, bakmayin. Bu
hareket insanda, hased olarak meyva veriyor, ve o insanda hased
tohumlari yeşeriyor. ve gözü başkasinin lokmasinda rizkinda olup hased
ve kin kibir icinde olan insanlar doguyor ondan sonra.

Hased —> Kin —> Kibir

Günah günahi doguruyor ve sonundada: Kibir —> Cehennemde yanmak.

ve Temizlik cogalmaz amma mikroplar binlerce yumurtlar.

ve elini yikayinca, elin ya temizdir, yada pis. “cok temiz”
diye birşey olmaz, amma “cok pis” diye birşeyler var. yani “cok pis” hem
kirli ve mikroplu olanlar icin gecerli, hemde mikrop amelleri olan
kötüler icin gecerli. cok pis insan demek, sadece eli kolu kirli degil,
gönlü ve kalbide kirli olanlar icinde gecerli. ya akdir insan yada kara ,
ya mümindir yada yada kafir. oda olmazsa inaniyor gibi yapan
münafiklar. tamamen duygusal insanlar , yani menfaatciler, bugün buna
şakşak yarin digeri gelir ona şakşak, bugün tayyibin yerine zenci bir
köle olsaydi, bu şakşakcilar onada şakşak yaparlardi, yani tamamen
duygusal. receb ivedik gibi biraz sancil biraz bancil olcan diyorya
yani, bukallemunlar, oynak insanlar, sonra müfsitler dedik düzen
bozanlar, bu türkiyenin bir anayasasi, bir kanunu, bir hukuku, askeri
varken, onu begenmeyip kendine ve şakşakcilarina uycak, kanun yazan
düzenbazlar gibi yani. müfsit müfsit, namazda olsan namazida bozar bu
pislikler, yarin namazada yeni kurallar getirirse bunlar şaşmayin, yemin
olsun. hani afgandaki taliban bir zaman dedilerya, namazda sac alninin
önüne gelmiyecek dediler, saci önüne gelenleri kesdiler ya. yine IŞID
kendi kitabini yaziyor. yani müfsid düzen bozucular. yani bunlarin ayni
bu ahlakda mikrop ve bakteri halleri var. inanin vücuda girip hasta
eden bakteri ve mikrop ceşitleri incelense ayni bu özelliklerden birini
taşiyor oldugu görülcekdir. cünkü insan bedeni kainatin haritasi, ve
kainatta ve dünyada bunlar varsa, bazi hasta insanlarin bedeni olan
kainatlarindada, işde o mikroplar var demekdir.

—oOo—

Muhammed mustafa namazdan sonra camide kalip tesbih bile
cekmemişken bugün uyduruk uyduruk regaip namazi, mirac namazi,.. tesbih
namazi diye uyduruk namazlar kilanlari kiniyorum. hepsi bidattir,
namazdan sonra muhammedin ashabi dagilirlardi ki, bilhassa yatsidan
sonra hemen evlerine giderlerdi. hic bir hadis varmidir namazdan sonra
muhammed ve ashabi oturdu tesbih cekdiler diye, varsada uydurukdur o
hadisler. aranizda yaşlilar var olabilir diye namazi cemaatle kilarken
uzun tutmayin diyen muhammed nerdeee, rukuda secdede bilmem 100 kere
“subhanallahi ….” okuyan regaipci kandilci tesbih namazcilar nerde.
tefekkür tefekkür tefekkür allah aşkina. Bu din ahmaklarin dini degil,
akilli insanlarin dinidir. ahmaklar kendine başka din arasinlar, bu dini
mübinide bozmaya kalkmasinlar.

ve herkes, falanci hocaya, filanci hocaya, bana dua edermisin diye dua dileniyor.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ أَبْخَلَ
النَّاسِ مَنْ بَخِلَ بِالسَّلَامِ، وَأَعْجَزَ النَّاسِ مَنْ عَجَزَ
عَنْ اَلدُّعَاءِ

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Muhakkak insanların en cimrisi selam vermekte cimrilik edendir. İnsanların en âcizi de duâ etmekten âciz olandır.”

(Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabu’l-Îmân)

ve camide kadir mirac diye toplanip, o hoca bu hoca dua
edecekde amiyn diyecegiz diye bekliyenler, işde size ve yaptiklariniza
kapi gibi delil olan hadis. ona buna şakşakci kukla müslüman olacagina,
önce kendin bir dua etmesini ögren. Dua senin ile Allah arasinda olan,
sana özel bir görüşme. kendi duaniz: kendinizin evinizde veya işinizde,
sizin icinizden geldigi gibi, ya sesli yada gizli yakarişindir. ve
makbul dua öyle arapca kelimatlarla süslü püslü dua degil, makbul dua
senin samimi icden, ve icinden geldigi gibi rabbine yakarişin, ve ondan
istemen veya, ona şükrün hamdindir . acizler dua etmesinide bilmez,
birde müslüman devlettir burasi.

Allaha arapca kelimatlar düzen hocalar, Allahi dil bilmeyen, ve
başka dillere fransiz kalmiş bir adammi sandiniz. Allah her dilde
yapilan duayi duyar bilir anlar, köpeginin karincasinin kurdunun duasini
anliyan Allah, seni niye anlamasin. ve sana bana niye dua ederken
arapca konuş desin. Allah Almanyadami yaşiyorda, benimle illa almanca
(arapca) konuşaniz integrasyon desin sizlere.

( : ))))))))

hani burdan kürtler gazi koz anlayip kürtceye paye verdigimizi
sanabilir, birileride almanyayi yerdigimizi sanabilir . hayir köpeklerin
icine girersen köpekler yabanci dil bilselerde köpekce bellidir “hav
huf” eger sen bir köpek olup köpeklerin icinde yaşayacaksan, illa
köpekce konuşmak olan hav huf dilini ögrenip konuşman lazim. yani din
dili ibadet dili birdir ulusaldir, yine ingilizce ulusaldir amma almanca
türkce millidir, kendi aranda anlaşacagin dil. amma hükümete gidince
senin milli dilin degil, bulundugun o milletin dili ne ise onunla
konuşman görüşmen efdal olandir. köpeklerin icine giripde birde miyav
dersen kuyrugunu koparirlar.

Havf huvf miyav girnaaaaaav.

Rabbim Mehdi ve cemaatine, Güzel işlerle meşgul olup, cennet ekip, cennet bicmek nasip etsin inşallah.

–OoO–

Amiyn

Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


”Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! ‘

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

–OoO–

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Nisan 2015 Salı

Original Kar©glan

Author: Raşit Tunca