Hz. isa Dünyaya Yeniden Doğarak mı Gelecek Yoksa Göktenmi inecek

Hz. isa Dünyaya Yeniden Doğarak mı Gelecek Yoksa Göktenmi inecek

(Kar©glanin 20.01.2015 Vaazi)

20 Ocak 2015 Salı

بسم الله الرحمن الرحيم

وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا


وَإِن مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ إِلاَّ لَيُؤْمِنَنَّ بِهِ قَبْلَ مَوْتِهِ

وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا

Sadakallahul Aziym

Meryem Suresi – 33 ve Nisa Suresi – 159

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ves selâmu aleyye yevme vulidtu ve yevme emûtu ve yevme ub’asu hayyâ

Meryem Suresi – 33

Ve in min ehlil kitâbi illâ le yu’minenne bihî kable mevtihî, ve yevmel kıyâmeti yekûnu aleyhim şehîdâ

Nisa Suresi – 159

Sadakallahul Aziym

MEALI ve KISA TEFSiRi:

Selam ve Kutlama Dogdugum günde ve öldügüm günde ve yeniden dirildigim ve yaşadigim günlerde hep benimledir.

Meryem Suresi – 33

Ehli kitaptan olanlardan, daha O ölmeden önce ona tabi olup iman etmeyeni kalmaz.

Ve Kıyamet günüde herkes onlarin imanina,şahid olurlar. Yani
bütün herkes , Ehli Kitabin hepsinin onun vesilesi ile imana erdiklerine
şahid olurlar.

Meryem Suresi – 33 ve Nisa Suresi – 159

Allahümme Salli ala Muhammedin ve ala eeli Muhammed,

Hüver Rasul Raufurrahim.

Allahümme Salli ala isa ve ala eeli isa,

Hüver Rasul Ruhul Kerim.

Bel Hüve

Raufur Rahman Raufur Rahim

Bel hüve Yüb asül Hayye, Hüvel Mehdi,

Imamül Mü ‘ minune vel Mü ‘ minin vel Cemeatül Mühtedin.

Allahim Muhammede ve Ehline (yani yolundan gidenlere) selam söyle bizden.

O Peygamber ki Merhametlilerden de cok merhametliydi.

Allahim isa ya ve Ehline (yani yolundan gidenlere) selam söyle bizden.

O Peygamber ki Yüksek bir Ruh Sahibiydi.

Bilakis O öldü ve yeniden dirildi ve yaşamakdadir, işde o Mehdidir,

Hem iman eden erkeklerin, hem iman eden kadinlarin, hemde
sonradan dogru yolu bulup, imana eren ehli kitabin, yani Mühtedin
cemeatinin, imami, reisi yol gösterenidir.

O Hem Muhammeddir hem isadir, Hem de ikisinin birleştigi yer olan Mehdidir

O Hem Evveldir hem Ahirdir.

بسم الله الرحمن الرحيم

إِذْ قَالَتِ الْمَلآئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ

بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ

وَجِيهًا فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ

وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِحِينَ

Sadakallahul Aziym

Alimran Suresi 45 – 46

OKUNUŞU:

İz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhe yubeşşiruki bi
kelimetin minhu, ismuhul mesîhu îsebnu meryeme vecîhan fîd dunyâ vel
âhırati ve minel mukarrabîn.

Ve yukellimun nâse fîl mehdi ve kehlen ve mines sâlihîn.

Sadakallahul Aziym

Alimran Suresi 45 – 46

Ve Kuranda Mehdi gecmiyor diyen ahmaklar, bu ayetin son
kisminda gecen mehdi kelimesi degilde, mühdü kelimesimi, ahmak hocalar a
angut insanlar, hani gecmiyordu, kiskancliginizdan gecmiyor
diyorsunuz degilmi.

Ve yukellimun nâse fîl mehdi…

Bu ayette buyruldugu üzre

Ayetin Meali:

Ve melekler Meryeme geldiler ve dedilerki: Ey Meryem Allah sana
onun sakladigi kelimeleri müjdeliyorki, o Mesihdirki (Meshedicidirki)
yani elinde kuvvet olandir (ayni matrixdeki Neonun elinin kurşunlari
dahi durdurdugu gibi ,trinitiyi yeniden dirilttigi gibi) onun eli
kutsaldir meshedici eldir ki, o meryemin oglu isadir, ve (iki cihandada)
dünyadada ahirettede, Allah a yakin olanlardandir.

ve o insanlarla, mehdi icin, (mehdiye tabi olmalari icin) onlara girtlaklarindan seslenir.

ve derki O (Mehdi) Salihlerdendir. “yahutta o en sonunda
ahirzamanda salihlerden birisi olarak ve mehdi olarak dünyaya gelir ve
insanlara seslenir onlarla konuşur, onlari hidayete, dogru yola cagirir.

burdaki kehlen kelimesi, girtlak oldugu gibi, birde mikrafon
manasindadir, yani mikrafondan seslenir, insanlarla konuşur demekdir.

yani heleat demek kücük dil demek ve sondaki münnes te olunca
heleah veya sondaki müennes h de düşünce helee kücük dil demek ve
keheleat veya kehle demek işde kücük dil ile konuşmak demekdir. ve kehl
kopf yine almancadada konuşurken bogazda inip cikan girtlak cikintisina
verilen isimdir yani böylece bütün manalari toplayinca bu dahi megafon
veya mikrafon manasini verir.

bizim köyün yakinindaki karadirek kasabasindan gelen bir adam
vardi, ve sigara icmekden girtlak gtimiş, ses telleri gitmiş ve konuşur
gibi yapiyor, fakat ses telleri zarar görünce yani girtlak gidince
konuşamiyor ses cikmiyor. ve ona doktorlar bir adet ses yükseltici
mikrofon ve ona bagli pilli haporler olan cihaz vermişler, ve konuşmak
istedigi zaman mikrafonu ses tellerinin üstüne tutuyor, ve böylece ses
tellerinin titreşimini, yani yaydigi frekansi mikrafon yükseltip,
hoparlorden, kelimeler olarak, ses olarak veriyor, ve böylece girtlakdan
konuşmuş oluyordu. ve burda anlaşilcagi üzere kehle kelimesi, yani
girtlak demek, ve yine onlarla insanlarla kehle ile konuşur tekalüm
eder demek, işde böyle ses frekanslari ile konuşur, yani ses
frekanslarini, sese ceviren alet ile konuşur, yani mikrafonla ve
hoparlorlerle onlara seslenir, ve Allahin yoluna davet eder
demekdir.deyip bu meseleyi geciyoruz.

Alimran Suresi 45 – 46

Bu dünya hep bana dünyasi olmuş! ve adam kabeye gidiyor, haciya
gidiyor, ya cocugu olmuyor, ya cocugu hasta, ya kendisi hasta ya sökel,
bir derdi varda, öyle Allah demeye, kitap demeye, peygamber, kabe
demeye başlamiş, yoksa derdi, ne kabe, ne Allah, nede peygamber. derdi
kendi derdi veya hastaligi, veya fabrika kurcak veya evlencek bir derdi
var yani ondan Allaha rüşvet teklif ediyorki bak hacca gittim sende
benim şu işimi gör yani rüşvetci müslüman, hani müslümanda denirse ona
yani,

yine evliyaya gider yine durum ayni ya karidan muzdarip ya
kocadan muzdarip, ya ondan ya bundan bir derdi var da, o kapidan meded
bekler, keramet mucize bekler. ve yine rüşvetci bak ben seni ziyaret
ettim sende kerametli bir evliya isen göster kermetinide beni bu
dertlerden kurtar diye evliyaya tekkeye veya türbelere gider, derdi yine
Allah derdi islam derdi hak davasi degil, yani afedesiniz boktan
dünyanin boktan davasidir.

ve Böyle davasi bile hak davasi olmayan birilerinin derdi ne ise, davasi o iken

Rabbimiz bir kudsi hadisde buyuruyorki:

اَناَ عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِى بِى1

“Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muâmele ederim.”

Peygamber (sav) : “Kul ne hal üzere ölürse o halde dirilecektir.” Buyurmuştur.

Bir hadislerinde de: “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz” buyurmuştur

Cenab-ı Allah bir kutsi hadiste şöyle buyurur:

  • “Ben kulumun zannına göreyim. Beni nasıl düşünürse ben
    öyleyim. O beni andıkça ben onunla beraberim. O beni içinden anarsa ben
    de onu öylece anarım. O, beni bir topluluk içinde anarsa, ben de onu
    daha hayırlı kimseler arasında anarım.”

(Buhari, Tevhid:35)

Hacca gidipte Kabeye türbe muamelesi yapanlarin alacagida, Allahdan: ne zannetinde ne buldun olur.

Öyleyse herkes menfeat dünyasinin esirleri olduysa halis kullar azaldi demekdir ve

Maksadi hak davasi, hak Tealanin rizasi olmayanlarin Riza
makamina ulaşmalari mümkünmüdür. bugünün müslümaninin kildigi namaz
bile, Allaha rüşvet namazi, bak ben namaz kiliyon, sende bana falan ver
filen ver diye hemen ardina dualari döktürürler. falan ver filan ver,
falani kahret, filani zengin et, falan filen dolu dualar, iki rekat
namaz icin bircok istek dua.

Peygamber Efendimiz (asm.), ölüm döşeğinde olan bir gencin
yanına girdi ve ona, “Sen kendini nasıl buluyorsun?” diye sordu. Genç,
“Ben Allah’ ın affını umarım Yâ Resûlâllah! Ve günahlarımdan da
korkarım.” dedi. Bunun üzerine Resûlâllah buyurdu ki,

“Bu vakitte herhangi bir kulun kalbinde bağışlanma umudu ve
günah korkusu birleşince, mutlaka Allah o kuluna dilediğini verir ve onu
korktuğu azabından emin kılar.” (Neseî, Zühd: 31)

بسم الله الرحمن ال

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ

لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا

إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

وَأَنِيبُوا إِلَى رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا لَهُ

مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Sadakallahul Aziym

Zümer Suresi 53 – 54

OKUNUŞU:

Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min
rahmetillâh, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîân, innehu huvel gafûrur
rahîm.

Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn.

Sadakallahul Aziym

Zümer Suresi 53 – 54

Meali: Ey gücünü Allah yolunda sarfeden Allahin kullari, Allah a
karşi kötü kanaat beslemeyin, Allah günahlarin tümünü affedendir, Cünkü
o cok merhametli ve bagişlayicidir.

Rabbinizi bulup ona baglanin, “Enibu daki Nabe:göbek bagina
denilirki, yani rabbiniz demek terbiyet edeniniz rububiyet edeninize,
sizi doguran ananiza ondan da önce, dogrurtan babaniza demekdir. ve
böylece onun anasi, onun babasi onunda anasi babasi ,… Hz. Ademe
variriz. Hz. Ademi de halkden, ilk halkeden Rabbimiz, ve Adem
aleyhisselamin göbek bagi baglancak bir anasi babasi yok, ordan ilerisi
artik Rabbimizin kudret eli.

ve seyri sülükdeki kainattan kainata geciş yildizdan yildiza geciş göbek bagindan olmakdadir.”

ve ayetin devami ve ona teslim olun, ve öyleki onlara veya ona
bir azap gelmeden önce baglanip teslim olun, yoksa sonra size yardim
bile edilmez demekdir.

yani işde bu günün insanlari icin, Rabbimizi türbeci başi olarak kullanmayin demekdir, bir başka manadada.

ve yine şeytanin ahirzman tuzaklarindan biriside gecen sene
eurovison şarki yarişmasini Avusturyali bir kadin kazandi, ve yüzüne
sakal biyik yapan bir kadin, yani dönmeleri desteklemek icin yaptigini
söyledi.

ve böylece nasil bir akim başlatti şeytan aleyhillane,
bazilarini travesti dönme yapti, yapmadiklarinida şimdi, kadinlari erkek
sifatina sokarak, sakalli kadin, sakalli biyikli kiz yapip böylece,
oglancilarin sapik ilişki yapanlarin, kadinla birlikte olurkende,
kadinin sakalli ve biyikli olmasi ile, sanki erkekle, yani oglanla
birlikte oluyormuş fantezisi icinde bilikte olmasini düşündürmüş oldu.
ve böylece

büsbütün bir sapikliga müsade edilmiş oldu. ve şeytan, yeni gencleri insanlari bu yoldan kandircaginin sinyalini vermiş oldu.

ve

“Resûlullah (s.a.v.), kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti. “

(Buhârî, Libâs 62. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22)

“Resûlullah (s.a.v.), kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti.”

(Buhari, Libâs 61)

“Resûlullah (s.a.v.), kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti.”

(Ebû Dâvûd, Libas 28; bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, 2/325)

Hadiste geçen “lanet”, Allah’ın rahmetinden uzaklık ve mahrum olmak demektir.

Eğer bu benzeme olayı dini literatürde “hünsa” denilen ve
yaratılışta var olan bir benzeme ise, kişiler bundan sorumlu değildir.
Çünkü bu, insanların iradesi dışında bir olaydır.

Ancak, bilerek – konuşmada, gülmede, hareket etmede, davranış
biçiminde, giyimde, kuşamda – erkek ve kadının birbirine benzemeye
çalışması, lanete müstahak edecek bir davranıştır.

(bk. Nevevî, Müslim/Selam, 32. hadisin şerhi)

Eger insanlik buraya dogru bir kayma yapip, yönünü kadinlaşan
erkekler, ve erkekleşen kadinlara dogru tuttuysa, vay insanligin sonuna,
yani demek olurki insanoglunun babasi ve ilk örnegi Hz. Ademdi, ve ve
ademler ve babalar tükenir biterde, havvalar ademlige soyunursa insanlik
soyu tükenmiş olur.

ve sonunda o hadisde buyrulan da hayat bulur ve

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit
kişi altından sadaka ile (çarşı Pazar) dolaşır da bunu kendisinden
sadaka olarak kabul edecek tek kişi bulamaz. O zaman, tek bir erkeğe
kırk tane kadının tâbi olduğunu ve kadınların çokluğu ve erkeklerin
azlığı sebebiyle ona sığındıklarını görürsün.”

(Buhari, Zekât 9; MüsIim, Zekat 59)

ve yine yalancilar sahtekarlar dogru adamlar olarak bilinir
olmuş , ve makbul insanlar haline gelmiş günümüzde, bu hususdada
peygamber buyuruyorki:

“Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak,
yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak,
hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhidlik etmeleri istenmediği halde
şâhidlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler,”
(Taberâni, XXIII, 314)

Rabbim, Ahirzaman fitnelerinden ve belalarindan, mümin kullarini ve, Mehdi cemeatini muhafaza buyursun.
Amiyn

Elfatiha maassalavat.

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 20 Ocak 2015 Salı

Original Kar © glan

Author: Raşit Tunca