Cehenneme Odunmusun Yoksa Cennete Nimetmi (Kar©glanin 13 Şubat 2016 Vaazi)

Cehenneme Odunmusun Yoksa Cennete Nimetmi

(Kar©glanin 15 Şubat 2016 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeytehu, ve mâ liz zâlimîne min ensâr.

Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi -192 ayet

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Meali :

“Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”

Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi -192 ayet

—oOo—

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.”

( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Cennet 23, 2565)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez”

(Hadis-i Şerif , Müslim, İman 147; Ebu Davud, Edeb 29, (4091); Tirmizi, Birr 61, (1999)

“Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd”
(Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in tebasina (ona tabi olanlara) yeniden can ver . Daha önce İbrahim’e ve Tebasina verdigin gibi. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)

“Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd”
(Allah’ım! Muhammed’i ve Tebasini (ona tabi olanlari) çoğalt. Daha önce İbrahimi ve tebasini (ona tabi olanlari) çoğalttığın gibi’. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)

Yolculugumuza başliyoruz :

Agaclar baharda ne güzel yemyeşil canli dipdiri, amma eger kururlar ise kesilir odun olurlar, yahut yeşilkende kesilenleri vardir, bazisi odun olmak icin bazisi tahta taraba, bazisi sandelye masa olmak icin. hal böyle olunca agac yeşilken, bize oksjine gibi bir faydali elementi ihrac ederken, o ne güzel idi, cennetlik gibiydi, amma ölünce sonu ne oldu, odun, ateş ve kül öyleyse, ey insanoglu: sen sonun ne olacak hicmi düşünmezsin, agac agac yemyeşil dipdiri, canli idi bir zamanlar, kesdik catur citir yakiyoz, şimdi ne oldu, cehennemlik oldu, hani iyiydi, hani mümindi, faydali ameller tutuyordu, nere gitdi onun o güzel ameli demek yokmu hic faydesi? yok var, işde iyi biriyse, bir beş on sene de mesala sandelya masa olur, ondan sonra yine sonu cehenneme odun degilmi, vaaay vay halimiz nice olur ey insanoglu, vallahi kimse öyle ameline falan güvenmesin, insana can veren oksijen üretmekden daha hayirli bir amel olabirlimi, onu yapan kimsenin sonu cehenmse, senin benim halim nice olur demek yokmju.
herkes istidati ve cibilliyati yüzünden, farkli bir cehenneme maruz kalir, cünkü günahi farkli, ameli farkli, elementer yapisi farkli, bir misal şeytan ateşden onu ateşe atarsan, daha cok ateş oluşur, ortaligi yakar kavurur, ve ona zarar yerine fayda verir, öyleyse ona öyle bir cehennem olmaliki, onun ateşini söndürsün, ve oda su veya soguk cehennem, zemherire cehennemi. işde eger bazi agaclar kemal derecesinde olursa, mesala vişne agaci olunca onun cehennemi, vişneleri toplanir ve vicciragi cikarilip ezilip suyu cikarilir. yahut kaynatilip recel yapilir yahut dişler ile ezilip yutulur, Mide ve sonrasi işde. sandalye olacak agacda öyle, hemen sandalye olmuyor, yontula yontula sandelye oluyor. ve hal böyle olunca herkesin cennetide farkli cehennemide, sen ne amel ile meşgulsun bak, ve gör, senin en iyinin hali nicedir, en kötüsünün, eskimiş püskümüşün hali nicedir, bak gör cennetemi layiksin cehennememi.
nereye dogru gidiyorsun, cennete nimet olmaya dogrumu, yoksa cehenneme odun olmaya dogrumu. hani insanin hali ne, dogdu yedi icdi büyüdü büyüdü ve ihtiyar olup öldü, topraga gömdüler, yilan cigan onu yedi, ve topraga karişdi ve onun halini, mezardaki halini düşünüyormusun, vay vay yani “ondan geldik ona dönecegiz” nasil ondan geldik cocukduk annen elma yedi, portakal yedi, ekmek peynir yedi, süt icdi, ve sana süt indi, sende icdin büyüdün, ve yine sende yemek yemeye başladin,zeytin peynir,…. yemeye başladin, zeytin ne toprak toprak. zeytin agaci denilen fabrika toprakdaki elementleri, öyle bir formüle maruz tutuyorki, ondan onlar, zeytin denilen bir meyva oluyor. onu insanlar da işleyip kahvaltida sofraya koyuyor, peki zeytinin asli ne? toprak azizim toprak. ve yine süt otlardan oldu, inek koyun otlari yedi de süt oldu. ot ne? toprak azizim, öyleyse bizim bedenimizi oluşturan hücreler neymiş, Toprak veya, kemal bulmuş elementler. öyle olunca. onlar nerden geldi. toprakdan öyleyse, ölünce yine ona topraga dönecegiz.

لَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ

Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

(BAKARA Suresi 156. ayet)

cenaze duası

اِنَّا للهِ وَ اِنِّا اِلَيْهِ رَاجِعُون

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
(Biz Allah’tan geldik ve ona döneceğiz)

peki bu neden ölülere denilir bilirmisiniz, cünkü toprakdan geldik, topraga dönecegiz demekdir.

öyleyse toprakda da O var. toprakda da O tecelli ediyor, cünkü “O ndan geldik O na döncegiz.” Allah dan geldik Allah a dönecegiz manasinida ifade eder bu ayet.
Hz Ali gibi yigit olsan
لا فتى الا على لا سيف الا ذوالفقار

“Lâ fetâ illâ Alî, lâ seyfe illâ zülfikār”
deseler senin hakkiinda, biri gelir şehit ederde gömerler azizim.
Hz ömer gibi celadetli olsan, şeytan sana görünmekden korksa, onuda biri şehit eder gömerler azizim. dönüşümüz O nadir azizim. bizim hücrelerimiz toprakdan, sonunda O bizi geri cagirinca, yeniden yogrulup, yeni beden olmak icin topraga karişiriz. Amellerimize göre, cennet veya cehenneme müstehak oluruz.

ve anlaki, sen toprak olunca, elmentlerine cözülünce, ya demirin fazlaysa agirligin sebebi ile diplere dogru süzülür inersin, yahut hardal tanesi kadar kibirin varsa, o kibirin dibe inip magmada yanmadan, cennete cikmak yokmuş. ve hal böyle olunca o cözülen elementler bir başka bitki tarafindan yenilip, senin o parcalarin, artik yolu ögrendiyse, artik tekrar yüze cikip, bir biber dometes,… olup vişne kiraz,armut, ayva olup insanlar koparip yesin diye, SIRA beklerisn. Eger bir insan koparip yerse, yeni beden buldun, can buldun demekdir. öyleyse nasil olurda haşir hadisesi yalan olsun, yine azap yalan olsun, yine cennet cehennem yalan olsun, sen işde bir beden ve hayat bulunca artik orasi cennet işde, artik bir hücre isen, beden senin icin oksijen ve lokma icin rizik yer icer, icine alir ve sen orda canli olursun, duyarsin amma, bu halinle degil artik, bu beden bütündü amma, artik parclarina ayrildin ve başka başka bedenlere yol aldin, ve onlarda artik bir üst kata yol aldinsa, artik başka bir alemde dogdun, yani başka bir bedende yani alemde can buldun. cünkü insan bedeninde neler oluyor bilmez, amma hücreler bilir degilmi! ve

“toprak topraga, kuller kullere, tozlar tozlara olan, cenaze cümlecigi”

“ashes to ashes, earth to earth and dust to dust”

toprak olanlar topraga amma, cehennem icin olanlar ise cehhenmde yanip küllere karişcak ve tozlar tozlara ve cennetlikler ise yeniden can bulcaklari bir bedene dogru tekamül yoluna girecekler. yol bitmiyor işde.

“Biz, O ndan geldik ve yine O na döneceğiz.”

deki O ile atfedilen Allah ise o zaman gecen haftaki anlattigimiz mesele, Ateşe tapanlarin ateşe tapmalarina sebeb olan, allahin tur daginda ateşe tecelli etmesiydi, bu hafta ise analattigimiz mesele ise , o hem ateşde, hemede suda, yani rahmette hemde toprakda tecelli eder, hani işde ona dönecegizdeki, O da, O. yani toprkdada O var, o zaman yerde de göktede, heryede yalnizca o var. yokki ondan gayri bir nesne, öyleyse, Hep bir agizdan “la ilahe illallah, muhammedun rasulullah.” diyelim ve diyelimki yine “LA MEVCUDE iLLA HU” yokdru ondan gayri birşey, şey işde, başka birşey, yokdur ondan gayri hicbirşey.

HERKESiN ŞEYTANI VARMIDIR

قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلاَّ تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ قَالَ أَنَاْ خَيْرٌ مِّنْهُ خَلَقْتَنِي مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُ مِن طِينٍ قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَاخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرِينَ قَالَ فَأَنظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ قَالَ إِنَّكَ مِنَ المُنظَرِينَ قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ ثُمَّ لآتِيَنَّهُم مِّن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَن شَمَآئِلِهِمْ وَلاَ تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُومًا مَّدْحُورًا لَّمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ لأَمْلأنَّ جَهَنَّمَ مِنكُمْ أَجْمَعِينَ

Kâle mâ meneake ellâ tescude iz emertuke, kâle ene hayrun minhu, halaktenî min nârin ve halaktehu min tîn.
Kâle fehbit minhâ fe mâ yekûnu leke en tetekebbere fîhâ fahruc inneke mines sâgirîn
Kâle enzırnî ilâ yevmi yub’asûn. Kâle inneke minel munzarîn. Kâle fe bimâ agveytenî le ak’udenne lehum sırâtekel mustekîm
Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn
Kâlehruc minhâ mez’ûmen medhûrâ(medhûren), le men tebiake minhum le emleenne cehenneme minkum ecmaîn

(A’RAF Suresi 12-13-14-15-16-17-18 ayetler)

Meali :

“Allah buyurdu ki: Ben sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir? İblis: Ben (yaratılış olarak) ondan daha üstünüm.Çünkü sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın (İblis, ateşin çamurdan daha üstün şerefli gördü). Allah (İblis’e) buyurdu ki: O halde in oradan (cennetten)! Orada büyüklük taslamak haddin değildir. Çık (cennetten)! Çünkü sen, aşağılıklardansın.(İblis, Allah’ın rahmetinden ümidini kesince) şöyle dedi: Bana, (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver. Allah buyurdu ki: Haydi, sen (birinci sûra üfleninceye kadar) mühlet verilenlerdensin.İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları (insanları) saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım (onları İslâm’dan saptıracağım).Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim (onları haktan saptırıp bâtılı onlara güzel göstereceğim) ve sen, onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın. Allah buyurdu ki:Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan (cennetten) çık! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa, seni de onları da hepinizi cehenneme dolduracağım!”

(A’RAF Suresi 12-13-14-15-16-17-18 ayetler)

gecen haftaki sohbetteki KASAS Suresi 29 ve 30. ayette gecen إِنِّي أَنَا اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ “innî enallâhu rabbul âlemîn.” deyince “enel hak ” meselesinin hak oldgunu, ve bizer halife olarak hatim okurken, veya bu ayeti okurken, gizlice ENEL HAK demiş oluyoz demişdik. ve bu haftaki ayette ise, her ne kadar o sözü söyleyen şeytan aleyhillane olsada, biz o ayeti okuyunca, birinci tekil zamiri kullaninca, “ben” demiş oluyoruz, ve o fiilin faili gizlice biz olmuş oluyoruz, o ayet nedir?
“halaktenî min nârin ve halaktehu min tîn.” ve hal böyle olunca muhammedin dedigi :

Hz. Âîşe şöyle rivayet eder:
“Rasulullah bir gece yanımdan çıkıp gitmişti. Ben bundan dolayı kıskançlık duydum. Biraz sonra geldi ve benim kıskandığımı hissetti. Bana:
‘Neyin var ey Âişe, yoksa kıskandın mı? ‘ diye sordu.
Ben, ‘Neyim olacak, benim gibisi senin gibi bir zatı kıskanmaz mı?’ dedim.
Rasulullah, ‘Sana, şeytanın mı geldi?’ dedi.
Ben, ‘Ey Allah’ın elçisi, benimle beraber bir şeytan mı var?’ dedim.
O da, ‘Evet…’ dedi.
‘Her insanın yanında bir şeytan mı var?’ dedim.
O da, ‘Vardır’ dedi.
Bu­nun üzerine ‘Senin de var mı ey Allah’ın Rasulü?’ diye sordum.
Şöyle buyurdu: ‘Evet, var. Fakat Rabbim bana yardım etti de benimki teslim oldu.’”

(Müslim, Münafıkun, 11)

yani herkesin onunla birlikte olan bir şeytani olduguna delildir ve o ayette bizim birinci tekil şahisla haaşa ve kella ne diyoz “beni ateşden onu tiynden yarattin” dememiz işde o şeytanimiza atfendir. ve beni dememiz bunu okurken “ben” yani yine enel hak meselesi yani, bu sefer insan şeytanda olabiliyormuş, yani öyle olunca şeytanda insanin kendisi oluyor, cünkü birinci tekil zamiri kullanan biziz, ve kuran okumak demek onu öyle orda yazdigi gibi okuyup kullanmak demek, ve öyle olunca, şeytanida yaratan yine O, Ondan gayrisi yokkine.

böyle olunca insan ve cin ters ve düz çorap gibidir yani insanin ters dönmüş hali, “yani sag kolXsol kol” nasil işde sag el, sol elin ters dönmüş hali degilmi, simetri mucizesi yani, işde cinlerledeinsan ayni simetriyi oluşturur yani tatli aci, siyah beyaz gibi insanin ters ve ZIDDI yani simetrisi, ve şeytanlarda onlardan bir taifedir, yani grupdur, öyle olunca Gecen haftaki vaazda dedigimiz “Yarah” yani acilmiş hali ile “Ya rahman, ya rahim” yani zeker ve rahim. işde kadindaki hali, resimdeki düz corap gibi, yani rahim, ice dogru, ve giyilen yeri ici, ve erkek ise ters corap gibi, yani dışa dogru, giyilen yeri dışı yani “bismillahirrahmenirahim” yani sag el sol el gibi ters düz, simetri.

ve Allah kuranda buyuruyorki

“Aranızda cehenneme uğramayacak (görmeyecek) hiç kimse kalmayacaktır. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.”

(meryem suresi 71)

öyle olunca herkesin bir şeytaninin olmasi normal cünkü o da insanin simetrisi ve cehenem icin halkolmuş olani, yani ateşden ve toprakdan olani, yani ins ve şeytan veya cin

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُ قَالَ مَنْ يُحْيِي الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ لْ يُحْيِيهَا الَّذِي أَنشَأَهَا أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ

Ve darabe lenâ meselen ve nesiye halkahu, kâle men yuhyil izâme ve hiye remîm.
Kul yuhyîhâllezî enşeehâ evvele merratin, ve huve bi kulli halkın alîm.

Meali :
Ve kendi yaratılışını unutup Bize misal getirdi: “Kemiklerimiz çürüyüp dağılmış haldeyken kim onlara can verecek diriltcek?” dedi.
Ey peygamber! Onlara şöyle söyle: “Hani o kemikleri ilk defa yaratıp, hayat veren var ya, işte O yeniden diriltecek. Çünkü O, her tür yaratma eyleminin bilgisine sahiptir.”

(YASİN Suresi 78 – 79. Ayet)

Bu ayeti nasil anlamamiz lazim :
seni ilk yaratan(Dogurtan ve doguran) kim? yani ilk rahman kim? ilk baba, ilk yarah yani rahman rahim, yani onlar anen(ilk rahim) baban(ilk rahman) olan halifeler, peki onlari kim yaratti (dogurttu ve dogurdu) onlarin annesi babasi olan yarah yani rahman rahim deden ve ninen, ve onunda onunda ninesi dedesi,…. derken, ve ilk yaratilan, Hz adem ve ademdeki rahmani(zekeri), ademe veren ulu rahman ilk bölünmez bütün, ve ondan bir parca koparip ilk rahaman ve rahim olan, ve anne va baba olan hz ademi ve havvayi halkeden, ilk zeker ve rahimi halkeden. ve öyle olunca yaratan yani zeker ve rahimmiş, yani (Bismillahirrahmnirrahim) Allah – rahman – rahim. yani insani kendi suretinde yarattiya atfen, yani ve
Hadisde Gecen
“…Sonra Allâhü Teâlâ hazretleri, onların (yeni arazinin ve ölülerin) üzerine Arş’ın altında meni şeklinde bir yağmur yağdırır. Göğe yağmasını emreder. O da kırk gün yağar, herkes dirilir.”

denilen haşr hadisesi, yani ilk yaratan ve yaratmayi bilen, rahman olan Allah, ve öyle olunca, meni ise yedigin icdiklerinden oluşan bir tohum, öyle olunca seni yeniden diriltmesin işde bir başka anne babada senin parclarin yeniden meni olunca, seni o ulu zekerin parcasi olan zeker ile yani sirattan rahme ulaştirir, cennete ulaştirir, ve orda, ilk yaratma herzaman cennettedir işde, ve öyle olunca arindirlimiş temiz sterilize mekan “rahim yumurta ve cenin” ve hal böyle olunca işde ondan geldik ona döncegiz, ve ona dönünce toprak olunca, eger iyi amel ettiysek, yeniden yüze cikip bir filiz bir bitki olup hemen bir bedne gecebiliriz, amma eger demir veva civamiz fazlaysa, derinlere derinlere gideriz Allah muhafaza. insanin hertarafi civa degildir amma, civasi fazla olan olabilir, yine demir vücudunda fazla olabilir, yani yaptiginla yediginle ve ona göre ne amel işlediginde yediklerin ile alakali, ve öyle olunca, temiz yiyip temiz giymek, ve temiz işler tutmak, işde cennete götürür, yeni bir bedende can olmaya götürür yine kötü ameller, kötü fikirler de insani dibe dogru ceker karanliklar yurduna, allah muhafaza. ve ne buyuryuor rabbim


رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeytehu, ve mâ liz zâlimîne min ensâr.

Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi -192 ayet

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Meali :

“Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”

Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi -192 ayet

herkes isditadi ve fiilleri amelleri dogrultusunda, ya cehenneme odun olma yolundadir, yada cennete nimet olma yolundadir.

Rabbim, mehdi ve cemaatine, ölüpde”O ndan gelip O na yani Topraga döndügünde” önce bir cennet nimetine yol bulup filiz ve bitki olmayi, ve sonrada yeniden toplanip haşrolcaklari, imanli bir bedene dogru yol bulmayi nasip etsin.

—oOo—



وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.

–OoO–


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 15 Şubat 2016 2016 Pazartesi

Original Kar © glan


Sessiz Zehirin – ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan – Radyo Karoglan

Ocak – Şubat – Mart – Nisan – Mayıs – Haziran

Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım – Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi – Salı – Çarşamba – Perşembe – Cuma – Cumartesi – Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz – Dini Sohbet – Tasavvuf Sohbetleri – Radyo Karoglanda

Radyo Karoglan

Sessiz Zehirin – ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan – Radyo Karoglan

Author: Raşit Tunca