Bazi Kültürel Bilgiler


Bazi Kültürel Bilgiler

Sanat Nedir? Dalları ve Çeşitleri Nelerdir? Kısaca Hakkında Bilgiler

En basit tanımıyla sanat, yaratıcılığın ve hayal gücünün farklı tekniklerle dışavurumudur. Ama tabii sanat nedir, sorusunu birkaç kelimeyle yanıtlamak mümkün değildir. Zira tarih boyunca sanatın ne demek olduğuyla ilgili farklı fikirler ortaya atılmıştır. Ve sanatın nasıl tanımlanabileceği asırlardır olduğu gibi aynı şekilde bugün de tartışılmaktadır.

Evet, bugün sanat nedir, dalları ve çeşitleri nelerdir, zanaat ne demektir, hepsini bir bir inceleyeceğiz. Diğer bir ifadeyle; sözlüklerde, duygu, düşünce, tasarım veya güzelliği ifade etmek için kullanılan yöntemlerin tümü olarak karşımıza çıkan sanat hakkında detaylıca konuşacağız. Çünkü sanat nedir sorusuna sayısız farklı cevap verilebilir. Hatta bu konuda sanatçılar bile ortak bir noktaya varamamıştır.

Örneğin; “Sanat Nedir?” kitabının ünlü yazarı Lev Tolstoy’a göre sanatta olması gereken şey, eserin yaratıcısı ile onu algılayan kişi arasındaki duygu alışverişidir. Ayrıca Rus yazar Tolstoy, sıradan insan için sanatın güzelin ortaya çıkması olduğunu söylemiştir.

Sanatın keyif, eğlence ve avuntudan ziyade yüce bir iş olduğunu savunan ünlü kişilik, kitabında sanat nedir sorusu üzerine yoğunlaşmış ve savunduğu fikirleri muntazam bir şekilde kaleme almıştır. Mesela; yazar kitabında “Oysa bir sanat yapıtının güzel ama anlaşılmaz olduğunu söylemenin, bir yemeğin çok iyi, çok lezzetli, çok besleyici olduğunu ama onu insanların yiyemeyeceğini söylemekten bir farkı yoktur.” cümlesiyle sanata bakış açısını belirtmiştir.
Sanat Nedir?

Sanat Nedir?
Gelelim, sanat nedir, sorusunun ayrıntılarına. Evet, denilebilir ki insanoğlunun var olduğu günden bu yana var olan olgudur sanat! Ve bu olgu üzerine sayısız farklı şey söylenmiştir. Yüzyıllardan beri süregelen tartışmaların konusu olan sanat! Duygu ve düşüncelerin ifade ediliş biçimi; yaratıcılığın ortaya konduğu, düşüncelerin duyulduğu, hissedildiği, görülür hale geldiği sanat! Her kültürde görülen ve evrensel bir değer olan sanat! İsterseniz, sanat nedir sorusuna bir de aşağıdaki görüşlerle cevap verelim.

Neo-Wittgenstein’ci Görüş: 1956 yılında Morris Weitz tarafından ortaya atılmış olan görüştür. Amerikalı bir estetikçi olan Weitz’in, bir filozof ve matematikçi olan Wittgenstein’den etkilenerek ortaya attığı bu görüşte, sanat açık bir kavramdır ve tanımlanması mümkün değildir. Ayrıca Morris Weitz’e göre Tolstoy, Benedetto Croce, R. G. Collingwood gibi düşünürlerin yaptığı sanat tanımları, yalnızca kişisel görüşlerinin ifade edilmiş halidir.

Kurumsal Sanat Görüşü: Kurumsal sanat görüşünde ise Neo-Wittgenstein’in görüşünün reddedilerek sanatın tanımlanabileceği önermesinin savunulduğunu görüyoruz. Ve 1974 yılında George Dickie tarafından geliştirilen kuramda filozof, bir sanat eleştirmeni, profesör ve filozof olan Arthur Coleman Danto’nun düşüncelerinden etkilenerek yola çıkmıştır.

Sanatın Duyguların Dışavurumu Olduğu Görüşü: İngiliz filozof ve tarihçi Robin George Collingwood ise sanat için duyguların yaratıcı ifade gücü ve dışavurumu olduğu görüşünü öne atmıştır. 1938 yılında basılan Sanatın İlkeleri isimli kitabında filozof, sanatla zanaatı da birbirinden ayırmış, sanatın insan zihni için gerekli bir işlev olduğunu belirtmiştir.

Başat Biçim Görüşü: Sanat isimli kitabın yazarı Clive Bell ise başat biçim görüşünü ortaya atmıştır. Onun için sanatta önemli olan şey; renklerin, şekillerin ve çizgilerin bir harmoni içerisinde kullanılmasıdır. Başat biçim görüşüne göre sanatın sanat olabilmesi için uyum içerisinde yapılması mutlak kuraldır. Ve bu görüşün savunucuları için estetik kaygı gütmeden sadece kavramları ön plana çıkartmak amacıyla yapılan eserlere eser denmek mümkün değildir.
Sanat Dalları ve Çeşitleri Nelerdir?

Sanat Dalları ve Çeşitleri Nelerdir?
Gelelim, sanat dalları ve çeşitleri hakkındaki kısma! Evet, sanat ne demektir, incelediğimize göre (gerçi gördüğünüz gibi sanat ne demek sorusunun tek ve doğru bir yanıtının olduğunu söylemek imkansız) sanat kaça ayrılır, sanat dalları nelerdir, bunları incelemeye başlayabiliriz. Ve dilerseniz burada sanatın pratik ve güzel sanatlar olarak iki ana gruba ayrıldığını söyleyerek, direkt konuya girelim.
1. Pratik (Endüstriyel) Sanatlar (Zanaat)

Pratik (Endüstriyel) Sanatlar (Zanaat)
İlk olarak pratik sanatlar nedir, çeşitleri nelerdir, sorusundan başlayalım. Evet, sanatın iki alt grubundan biri olan pratik sanatlar, aslında hepimizin bildiği zanaatlardır. Yani estetik kaygıdan daha çok günlük hayatımızı kolaylaştırmak üzere yapılan ve el becerisi isteyen şeylerdir. Örneğin; marangozluk gibi! Ya da duvarcılık, dokumacılık, çinicilik, halıcılık, kunduracılık, silah işçiliği, teşbihçilik, minecilik gibi! Kısacası; kendiliğinden, eğitimle ya da usta-çırak ilişkisi sayesinde öğrenilen ve ustalıkla yapılması gereken işlere zanaat denmektedir. Ve bu işleri yapan kişiler ise zanaatkar olarak anılmaktadır.
Kısaca Sanatla Zanaat Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar

Kısaca Sanatla Zanaat Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar
Peki, bu iki sanat türünün arasındaki farklılıklar ve benzerlikler denildiğinde aklınıza bir şey geliyor mu? Mesela; sanatla zanaatın ortak yönleri sizce nelerdir? Ya da bu ikisi birbirinden ne gibi özellikleri ile ayrılmıştır? Gelin, yeri gelmişken sanatla zanaat arasındaki farklılıklardan da kısaca bahsedelim.

Öncelikle her ikisinin de temel amacının insana “bir şekilde” fayda sağlamak olduğunu söyleyeyim. Ayrıca sanatın da zanaatın da el emeği istediğini, işin sonunda bir oluşuma ulaşıldığını ve temelde bir tasarımın olduğunu söyleyebiliriz. İki kavram arasındaki farklılıklar denildiğinde ise akla şunlar gelmektedir:

Yaratıcılık sanat için mutlak kuralken zanaat için aynı şart gerekli değildir.
Sanat eserinin yapılmasında amaç güzel ve estetik olması iken zanaattaki amaç sağlayacağı faydadır.
Zanaat para kazanmak için yapılır, sanat eserinde ise maddi kazanç düşünülmemektedir.
Sanat eseri yeganedir zanaatla ortaya çıkartılan eserler ise birbirinin aynı olabilir.

2. Güzel Sanatlar

Güzel Sanatlar
Güzel sanatlar denildiğinde akla güzellik ve zevkle ilgili sanatlar gelmektedir. İlk kez Fransızcada “beaux arts” olarak görsel sanatları tanımlamak için kullanılmıştır. Ve güzel sanatlar, duygu ve düşünceleri farklı araçlarla (çizmek, boyamak, yazmak, göstermek…) anlatmamıza, göstermemize, duyurmamıza ya da hissettirmemize yarayan sanatları kapsamaktadır.

Tavsiye İçerik: Pablo Picasso’nun En Pahalı 10 Eseri

Ortaçağ düşünürleri, güzel sanatları “sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat, matematik, geometri, musiki, istatistik, felsefe, ilmi heyet” olarak belirlemişken, günümüzde bunlar bilimler arasına girmiş ve güzel sanat olmaktan çıkmıştır. Bugün güzel sanatlar 3 alt gruba ayrılmaktadır. Ve bu sınıflandırma geleneksel sınıflandırma olarak adlandırılmıştır. Hemen şimdi göreceğiniz gibi geleneksel sınıflandırmada sanat eserinin hitap ettiği duyu, belirleyici unsur olarak düşünülmüştür.

Güzel sanatların sınıflandırılmasında kullanılan geleneksel yöntem:
Görsel (Plastik) Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Görsel (Plastik) Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
Şekil ve hacme dayanan güzel sanatlardır. Görsel (plastik) sanat dalı için öncelikle kil, balmumu gibi materyaller kullanılmış, zaman içinde kullanılan malzemeler çeşitlenmiştir. Örneğin; görsel sanatlarda alçı kullanımı ilk kez Büyük İskender zamanında gerçekleşmiştir. Görsel sanat nedir, sorusuna kısaca cevap verecek olursak ise, bu sanat türünün temel özelliğinin maddeye şekil verilmesi olduğunu söyleyebiliriz. Taşa, çamura, mermere şekil vermek gibi! Göze hitap eden bu sanat dalının içerisinde, resim, mimari heykel ve kabartma gibi sanat çeşitleri yer almaktadır.

Heykel: Alçı, taş, balmumu gibi araçlarla meydana getirilmiş üç boyutlu, estetik şekillerdir.
Mimari: Estetik yapılardır. Saraylar, camiler, tapınaklar gibi!
Resim: Varlıkların, cisimlerin ya da duygu düşüncelerin çizgiler ve renklerle ifade ediliş biçimidir.
İşitsel (Fonetik) Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

İşitsel (Fonetik) Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
İşitsel ya da fonetik sanatlarda ise ses ve söz vardır. Yani kulağa hitap edilmektedir. Örneğin; müzik de işitsel sanatlar arasına giriyor, edebiyat da! Çünkü edebiyatın malzemesi dil! Zaten sırf bu nedenle; yani güzel sanatları, görsel, işitsel ve dramatik olarak üçe ayırmak bazı durumlarda yetersiz kaldığı için birazdan sizin de göreceğiniz bir sınıflandırma daha yapılmıştır.

Müzik: Duygu, düşünce ve hayallerin tek ya da çok sesli olarak ifade etme sanatıdır. Kısaca; sesin anlamlı titreşimler halini almasıdır.
Edebiyat: Kelimelerle yapılan sanat türüdür. Olay, duygu ve düşüncelerin dil aracılığı ile estetik bir biçimde ifade ediliş biçimidir.
Ritmik Dramatik Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nedir?

Ritmik Dramatik Sanatlar Nedir? Çeşitleri Nedir?
Harekete biçim veren sanatlardır. Ve dramatik sanatların çoğunda işitsel ve görsel unsurlar da yer almaktadır. Örneğin; opera gibi! Ya da tiyatro gibi! İşte bu nedenle dramatik sanatları görsel sanatlardan ayrı düşünmek pek doğru olmaz.

Opera: Aynı zamanda fonetik ve görsel sanatlar içerisine de giren opera, müzikli tiyatro oyunudur.
Tiyatro: Duygu ve düşüncelerin, hareket ve konuşmalarla anlatılış şeklidir. Tıpkı opera gibi tiyatro da görsel ve işitsel sanat unsurları kullanılmaktadır.
Pandomim: Pandomim ise sözsüz tiyatro oyunudur. Pandomimde sanatçının amacı, beden dilini kullanarak temayı karşı tarafa aktarmaktır.
Dans: Vücudun ritme uyumlu bir şekilde hareket ettiği, estetik değer taşıyan sanat türüdür.
3. Güzel Sanatlar Çağdaş (Modern) Sınıflandırma

Güzel Sanatlar Çağdaş (Modern) Sınıflandırma
Yukarıda da belirttiğim 3 ana sanat grubu, bugün sanat çeşitleri için yeterli gelmemektedir. Çünkü biçim verilen malzeme değiştikçe ve ifade ediliş biçimi farklılaştıkça sanat çeşitleri de farklılaşmaktadır. Dolayısıyla sanat; çağdaş (modern) sınıflandırma adı altında 7 farklı gruba ayrılmıştır. Çağdaş sınıflandırmada göz önünde bulundurulan unsurlar ise sanat dalının niteliği ve tekniğidir.

Yüzey Sanatları: Resim, afiş, grafik, karikatür, fotoğraf, hat ve minyatür dahil olmak üzere 7 sanat dalını kapsayan ve iki boyutlu yüzeyler üzerine uygulanan sanatlardır.
Hacim Sanatları: Heykel, seramik ve kabartma bu grubun içerisinde yer almaktadır. Üç boyutlu sanatsal çalışmaları ifade etmektedir.
Mekan Sanatları: İç mimari, mimari, peyzaj mimarisi gibi sanat dallarının yer aldığı gruptur. Sanat iç ya da dış mekanların tasarımı için kullanılmaktadır.
Dil Sanatları: Dil sanatları ise edebiyat (yazın) türlerini kapsamaktadır. Roman, hikaye, şiir gibi…
Ses Sanatları: Müzik ve türlerini kapsamaktadır. Klasik, caz, sanat, barok…
Hareket Sanatları: Bale, pandomim, dans gibi çeşitleri kapsayan gruptur. Bedenin müziğe uyumlu bir şekilde estetik görünüm kazandırarak hareket ettirildiği sanatlardır.
Dramatik Sanatlar: Dramatik sanatlar ise tiyatro, sinema, müzikal gibi sahne sanatlarını kapsamaktadır. Kişinin hareket ve sözlerle belli bir temayı karşı tarafa aktardığı sanat dallarını ifade etmektedir.
Kısaca Sanat Eseri Ne Demektir? Özellikleri Nelerdir?

Kısaca Sanat Eseri Ne Demektir? Özellikleri Nelerdir?
Sanat eseri nedir, sorusuna verilecek ilk kısa yanıt estetik heyecan uyandıran nesnedir olacaktır. Sanatçı tarafından ortaya konan eser onun duygu ve düşüncelerini yansıtmakta, insanlarda güzel hisler uyandırmaktadır. Bilgilendirici ya da nesnel olmayan sanat eseri özgün ve evrenseldir. Eserde sanatçı kişisel duygu ve düşüncelerini yaratıcılığını ve yeteneğini kullanarak karşı tarafa yansıtmaktadır.


DSG Şanzıman Nedir? Nasıl Çalışır? Özellikleri ve Sorunları

Şanzıman dünyasında adından çokça söz ettiren, Volkswagen tarafından geliştirilen DSG vites kutusunun her yönü ile artı ve eksi taraflarını araştırdık. Dilerseniz vakit kaybetmeden DSG hakkında ki yazımıza geçelim.



Şanzıman, otomobillerimizde genel olarak baktığımız zaman en önemli parçalarından biridir. Şanzımanın genel olarak tanımı ile başlayacak olursak; motordan ve baskı balatadan alınan hareket enerjisini, belirlenen düzeyde ileten aktarma organıdır. Burada olan olay, oluşan tork değerini şaft ve diferansiyele aktarmasıdır. Yani motorun çalışması ve araçların bazı harekete duyarlı parçalarının aktif olması bir işe yaramıyor. Temel mantıkta olan, bunları toparlayıp eşit şekilde pay edilmesi gerekiyor. Önemli olan bu ekipmanın sürüş esnalarında dikkat edilmesi ve tavsiye edilen şekillerde kullanılması gerekiyor. Manuel ve otomatik olarak ikiye ayrılan şanzıman türleri, otomatik vites seçeneği de kendi içinde ayrılıyor. Son 15 yılda geriye doğru baktığımız zaman ülkemizde yaygın olmayan ancak ülkemiz dışında da bir o kadar yaygın olan otomatik vites, rahatlık sembolü haline geldi. Her firmanın hemen hemen kendi geliştirdiği veya geliştirilen farklı şanzıman türlerini kendi bünyesinde kullandığını biliyoruz. Konumuz olan ve Volkswagen firması tarafından geliştirilen DSG şanzımanı sizler için kapsamlı araştırmasını yaptık. Başlıklar halinde DSG nedir, nasıl çalışır ve kronik sorunlarından bahsedeceğiz. DSG hakkında aşağıda vereceğimiz bilgiler sadece Volkswagen firmasını değil, Volkswagen grubunun dahil olduğu her markayı kapsamaktadır.

İsterseniz DSG şanzıman hakkında detaylı yazımıza geçelim:
DSG Şanzıman Nedir?

DSG Şanzıman Nedir?
DSG şanzıman Volkswagen mühendisleri tarafından geliştirilen ve Alman gruba dahil olan firmalarda kullanılan vites türüdür. Merak edenler için DSG şanzımanın açılımını verecek olursak “Direct Shift Gearbox” dır. Bu teknolojik vites kutusu aslında 20 yıl öncesinde dayanmaktadır. VW’nin bu vites kutuları üstünde çalışması, yeni nesİL şanzımanın ortaya çıkmasına yardımcı olmuştur. Yapılan Ar-Ge çalışmalarında asıl hedef otomatik şanzıman yapımı değil, otomatik şanzımanda çift kavrama ile en yumuşak geçişleri sağlamaktı. Çift kavrama dediğimiz olayda Alman firma tarafından yapılıp diğer firmalar tarafından kullanılmıştır. Biraz da çift kavrama nedir? sorusuna cevap verelim.Çift kavrama yapısına sahip olan vites kutuları, normal dişlilere sahip olan vites kutularından daha hızlı geçişler sunmaktadır. Klasik şanzımanlara göre daha temkinli güç aktarıyor ve daha fazla kontrol sağlıyor. DSG şanzımanın ana yapısı da ilk olarak Formula 1 araçlarının kullandığı, SMT adı verilen, debriyaj kullanmadan geçişlere müsade eden sistemin geliştirilmesinden olmuştur. DSG, frenleme ve ani hızlanmalarda optimum geçişler yaparak, tekerleklere verilen gücü konvektör kullanarak aktara biliyor.(Volkswagen Hakkında İlginizi Çekecek 15 İlginç Bilgi Yazımızı Okumak için Tıklayın.)

DSG’nin içinde barındırdığı çift baskı balata ile vites sayılarını kümeleyerek, her vites sayısının tek ve çift olarak ayrılmasını sağlıyor. Birinci baskı balataya düşen 1,3,5 tek sayıları dahil olurken, ikinci baskı balataya 2,4,6 çift sayıları dahil oluyor. Burada 6. vitese kadar göstermiş olsakta, VW firmasının 1. baskı balataya dahil olacak 7. kuru tip dişlisi vardır. 7 ileri vitesler standart nornmlar da kullanılırken, 6 ileri DSG şanzımanlar daha çok “Tork” üreten araçlara naklediliyor. Audi grubunda kullandığı bu vites türünün sayısal mantığı değiştirilmiş şekilde sunuluyor. Audi’de çift kavramalı şanzımanın 8 ileri versiyonu görev yapıyor ve fazla tork üreten araçlarında VW’ye göre ters olan 7 ileri S-Tronic şanzıman kullanılıyor. VW firmasının bir süredir üstünde çalıştığı başka yenilik ise 10 ileri çift kavramalı DSG şanzımanın hazırlıklarını yaptığı söylenmektedir. Henüz deneme aşamasında olan 10 ileri şanzıman, araçlar için sunulan avantajları fazlalaştırma maksatlı yapıldığını anlıyoruz.

50 Bin TL’ye Kadar Alabileceğiniz En iyi 4X4 SUV Modelleri Hakkında Bilgi Almak için Tıklayın.
DSG Şanzıman Nasıl Çalışır?

DSG Şanzıman Nasıl Çalışır?
DSG şanzıman nedir? kısmında temel kısımların çalışma mantığını anlatmıştık. Şimdi ise DSG’nin araçlarda vites değişimleri nasıl olduğunu anlatacağız. DSG, sessiz ve sürücünün hissedemeyeceği kadar kusursuz geçişler yapıyor. Tork dengelemesini mükemmele yakın yaparak sistemin hassasiyetini ortaya çıkartıyor. Bilgisayar ve sensör destekli çalışmaktadır. Yani geçişler yapılmadan önce sonraki vitesin geçişi tamamlanıp uygun zamanda devreye girmesi sağlanıyor. Manuel şanzımanlarda aldığımız performans hissini bu şanzıman türünde de almamızı sağlıyor. Bunun sonucunda DSG mili saniye sürelerde geçiş yapıyor. Aslında debriyajlı olan bir sistemi çift debriyajlı hale getirerek, size gereksinim duymadan geçiş olanağı vermesi de diyebiliriz. DSG, sport mod ve Drive mod olmak üzere iki ayrı sürüş kullanımı vermektedir. Drive mode, normal sakin kullanımlarda, yakıtı düşürüp ses olayını minimum seviyeye düşürmek maksatlı aracı yüksek viteslerde tutmasıdır. Klasik otomatik vitesler aracın hızına orantılı olarak vites sayıları küçültülürken, DSG şanzıman da hızlanma gerçekleşip sabit duruma geçildiği zaman sürekli vites sayısını yukarı konumlara çekmektedir. Spor mod da ise aracın gaz pedalı tepkimeleri hassaslaşarak, motorun güç bandını kısa tutar. Direksiyon arkasından veya vites kutusu üzerinde bulunan “+/-“ den size bağlı olarak vites geçişleri yapabiliyorsunuz. DSG koruma ve çift kavrama olayını hakimiyet sizde de dahi olsa bırakmayarak, geç vites değişimlerinde direk olarak müdahale ediyor. Daha net olması için şunu dersek; birinci vites de sürekli olarak yüksek devirlerde gitme şansı bırakmıyor.
DSG Şanzımanın Özellikleri ve Avantajları Nelerdir?

DSG Şanzımanın Özellikleri ve Avantajları Nelerdir?
Yukarıda anlattığımız ve de kesitler halinde yazdığımız özelliklerini toparlayacak olursak; oldukça hızlı vites geçişleri sunduğu ve bu geçişleri süre bazında söyleyecek olursak 8 mili saniyedir. Sanırız Formula 1 araçlarının değişim süreleri ile aynı! Manuel şanzımanın değişim süreci ile karşılaştırıldığında sadece 0.2 mili saniye fark olduğu bilgisi veriliyor. Ne kadar yüksek devirlerde vites değiştirirseniz değiştirin yine sarsıntısız ve soft bir şekilde geçişler yapılacaktır. 0-100 kalkışlar içinde avantaj sağlayan DSG, diğer otomatik vites arabalara göre oldukça hızlı şekilde 100 km/h süratlere gelebiliyor. Bu özelliklerin hepsini bir araya topladığınız zaman ortaya çıkan sonuç “Konfor” oluyor. Volkswagen gerçekten devrim niteliğinde olan bu vites türünü çıkarmakla ve kendi grubu içerisinde paylaşmakla konfora ne denli yatırım yaptığını açık bir dille bizlere söylüyor.

Volkswagen’den Muhteşem Üstü Açık SUV Konsepti T-Cross Breeze Yazımızı Okumak için Tıklayın.
DSG Şanzımanda Çıkan Sorunlar ve Dezavantajları Nelerdir?

DSG Şanzımanda Çıkan Sorunlar ve Dezavantajları Nelerdir?
Diye bilirsiniz ki bu kadar teknolojik vitesin ne gibi dezavantajı olabilir? İlk başta servislerden aldığımız bilgiler doğrultusunda, DSG şanzımana sahip araçların ilerleyen dönemlerde kalkış esnasında sarsıntılı geçiş yaptığı söyleniyor. Kavramalardan her hangi biri ufak bir çalışma bozukluğu gösterse bile hem kalkışlarda hem de sürüş esnasında titremeyi hissede biliyorunuz. Özellikle bu durumun yüksek tork gücü sağlayabilen dizel motorlu araçlarda olduğu daha çok gözlenmiştir. Araştırmalarımızdan çıkan diğer bir sonuç ise özellikle 2. vitese geçişlerde çok sarsıntı yaptığı bilgisi vardır. Bunun nedeni ise araç kalkış yaptıktan sonra hemen 1. vitesten 2. vitese çok seri şekilde geçmesidir. Sürekli kullanılan 2.vites belli zaman sonrasında aşınma yaparak görevini tam olarak yerine getiremiyor. Aslında burada hata olarak gördüğümüz durum DSG şanzımanın tamamen çalışma mantığına dayanarak oluşuyor. 2. vitesin görevi sadece kalkışlarda olmayıp, düşük hızlarda durma eğilimine geçildiği zamanda sürekli aracı 2.vites de bekletmesi yine yıpranmaya neden oluyor. 2.vitesin stratejik bir noktaya sahip olduğu ve yapılan her eylem için ona uğrandığını söylemek yanlış olmaz.

2. vites olayını bitirdikten sonra DSG şanzımanın zor duruma düşmesine sebep olan olaya geçelim. Bildiğimiz gibi rampa yukarı çıkışlarda ve özellikle rampa yukarı beklemelerde şanzımana çok yük biner. Hill Holder(yokuş kalkış destek sistemi) olmayan araçlarda dediğimiz gibi tüm yük DSG şanzımana bindiği için kalkışlarda sürekli olan bir titreme ile karşılaşılıyor. Diğer otomatik şanzımanlarda da bu görülse de, DSG’nin bunu yapması ileride daha büyük sorunlar çıkartacağı anlamına geliyor. Sorunların en büyük neticesi, servislere gidildiği zaman çıkarılan maliyetlerden anlaşılabiliyor. Bu aksaklıkların farkında olan Volkswagen firması da bu şekilde gelen müşterileri için iyi niyet garanti altında ücretsiz bir şekilde sorunlarınızı hallediyor. Hatta sorun sanılandan daha fazla ise DSG şanzımanın değişimi yapılıyor.
DSG Şanzımanı Sorunsuz Nasıl Kullanabiliriz?

DSG Şanzımanı Sorunsuz Nasıl Kullanabiliriz?
Bu gibi sorunlar ile karşı karşıya gelmek istemiyorsak, araçlarımız birde dizel motorlu ise ani kalkışlardan uzak durmamız gerekiyor. Motorun içerisinde ürettiği yüksek gücü anlık bir şekilde şanzımana yüklemesi, kaçınılmaz sonların gelişine bilet almış olmaktır. Son sayımlara göre servislere DSG hatası ile giden 500 bin araç olduğu için uyarılara mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor. DSG sorunu ile gelen araçlarda sadece Passat, polo modeli diye bir ayrım yapılmaması da çıkan her bir modelde yaşandığını gösteriyor. Gelen şikayetlerin çoğunluğunu da belli süreler sonra servislerin kabul etmediği söylenmektedir. Durma esnasında da dikkat edilmesi gerekiyor desek de, şanzıman büyük ihtimal yine kendi bildiğini yapacaktır. Teknolojik yapısının altına gizlenen narin yapısını da olmasını göz ardı etmemiz gerekiyor. Özellikle kuru tip olanların daha yatkın olduğunu söyleye biliriz.

İlginizi Çekebilir:
Volkswagen Skandalı Beyaz Perdeye Taşınacak


Volkswagen firmasının dünyaya sunduğu eşsiz şanzıman tipini artı ve eksi yönleri ile sizlere sunduk. Geçiş sürelerini, sarsıntısız ve anlık tepkileri pozitif yönde aktardık. Konfor odaklı yapılan bu şanzıman ilk başlarda sürücüler tarafından çok güzel tepkiler almıştı. Belli zaman sonrasında kalkışların sarsıntılı ve bozuk sesler altında yapmasını da negatif olarak sizlere aktarmıştık. Yani yaptığı tüm pozitif gelişimlerin ileride negatife dönüştüğünü görüyoruz. Gelen binlerce şikayetten sonra VW firmasının da mutlaka iyileştirme çalışmalarına başladığını sanıyoruz. Diğer türlü baktığımız zaman imaj kaybı ve güvensizlik daha çok duyulmaya başlanacaktır. Bu içeriğimizden sonra DSG’li bir araca yönelmek sizin taktirinize kalıyor. “Elektronik ürünler şans işidir” diyorsakta, uzun yıllar bozulmama ihtimali her zaman vardır demektir. Sizlerin DSG şanzıman hakkında düşünceleriniz değişti mi? veya sizler yapılmaması gereken uyarıları yapmayanlardan mısınız?

Author: Black Jack